09 Mart 2018•Güncelleme: 09 Mart 2018
İSTANBUL - ARİF YAKICI
Terör örgütü PYD/PKK'nın eski eş başkanı olduğu gerekçesiyle aranan Salih Müslüm'ün Çekya'da gözaltına alınmasının ardından mahkemece serbest bırakılmasının yankıları sürerken, Interpol'ün Kırmızı Bülten'i yeniden gündeme geldi.
Uluslararası seviyede suçların önlenmesi, bastırılması, sanıkların izlenmesi, ilişki kurduğu kişilerle irtibatlarının tespit edilmesi, yakalanması, tutuklanması ve ilgili ülkeye iade edilinceye kadar devam eden işlemlerin yürütülmesi amacıyla kurulan ve halen 190 üye ülkede faaliyetini yürüten Interpol tarafından çok önemli suçlular için Kırmızı Bülten hazırlanıyor.
Kırmızı Bülten, bir ülkenin adli makamlarınca aranan hükümlü, şüpheli veya sanıkların ilgili ülkeye geri verilmesi amacıyla görüldüğü yerde yakalanması için Interpol Genel Sekreterliği’nce çıkartılan, aranan şahısların açık kimliği ve isnat edilen suça ilişkin adli bilgiler, ilgililerin bulunduğu yer tespit edildiğinde alınması gereken tedbirler ile mevcutsa fotoğraf ve parmak izi fişlerini içeren bir bülten.
Kırmızı bülten çıkartılması zaman aldığından, bu aşamada herhangi bir gecikmeye yer verilmemesi amacıyla, kaçak şahısların yakalanması için, kırmızı bültene ilişkin kriterler çerçevesinde, ilgili ülke Interpol'ü tarafından diğer ülke Interpol birimlerine Difüzyon Mesajı adı altında dağıtımlı teleks yazıları gönderiliyor.
Her ülkenin mevzuatına göre değişiklik gösterebilir
Uygulamada, Kırmızı Bülten'e istinaden aranan şahsın ülkesinde bulunduğunu tespit eden devlet, gerekli gördüğü takdirde şahsın geçici olarak tutuklanmasını sağladıktan sonra arayan devleti durumdan haberdar ederek geri verme talepnamesinin iletilmesini ister. Bunun üzerine, arayan devlet tarafından şahsın bulunduğu devlete geri verme talepnamesi gönderilir.
Ancak, Kırmızı Bülten'e istinaden hangi işlemin yapılacağı her ülkenin mevzuatına göre değişiklik gösterebilir. Dolayısıyla Kırmızı Bülten'e konu bir şahsın dünyanın herhangi bir yerinde görüldüğü anda yakalanacağı ve iade edileceği yönündeki algı, hukuki açıdan değerlendirildiğinde doğru değil.
Uluslararası bülten sistemiyle üye ülkeler arasında uluslararası bağlantı ve faillerinin yakalanması hedeflenirken, bununla birlikte, kayıp şahısların bulunması, buluntu cesetlerin kimlik tespiti gibi alanlarda da bültenler düzenleniyor.