İSTANBUL
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda yapılan duruşmaya, emekli orgeneraller Çetin Doğan ve Halil İbrahim Fırtına, emekli Oramiral Özden Örnek ile MHP'den milletvekili seçilen emekli Korgeneral Engin Alan'ın da aralarında bulunduğu 124 tutuklu sanık katıldı.
Emekli Orgeneral Ergin Saygun'un da aralarında bulunduğu 126 tutuklu sanık ile başka suçtan tutuklu emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ise duruşmaya gelmedi.
Sanık avukatlarının birçoğu da ''Delillerin değerlendirilmeden savcının esas hakkında görüşünü açıkladığı ve tanık dinleme taleplerinin kabul edilmediği'' gerekçesiyle ve mahkemeyi protesto etmek amacıyla duruşmaya katılmadı.
Duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, mahkeme heyeti başkanı Ömer Diken'e yargılamada bir usul değişikliği olup olmadığını sordu.
Bunun üzerine Başkan Diken de avukat Haluk Pekşen'in, ''2. ve 3. iddianamelerin yeni deliller olmadan açıldığı'' iddiasında bulunduğunu belirterek, yeni delil olmadan ''soruşturma açılamayacağı'' kararı verileceğini ve bu kararın ardından yeni dava açılamayacağını, ancak savcının yeni delillerin var olduğunu düşünüp dava açtığını dile getirdi.
Bu sırada söz alan tutuksuz sanıklardan Aydın Gönül'ün, ''Siz, 'delilleri hüküm aşamasında değerlendireceğiz' diyorsunuz. Örneğin 11 No'lu CD sahte. 15 ay boşuna mı yatmış olacağız?'' diye sorması üzerine Diken, ''Biz hüküm aşamasında delilleri değerlendirirken bakacağız, onunla ilgili bir şey söyleyemem şimdi. Yeni delil var mı, yok mu, eski delillerle mi açılmış... Eski delillerle açıldıysa mahkeme bir karar verir'' diye konuştu.
Ömer Diken, Gönül'ün bir başka sorusuna karşılık, dosyaya sunulan bütün bilirkişi raporlarının sonuç bölümünü okuduklarını ve raporun anlatmak istediğinin sonuç kısmında yer aldığını belirterek, ''Davayı uzatma amaçlı birileri size yanlış bilgiler veriyor. Yanlışa düşüyor, kendi hukuki durumunuzu güçleştiriyorsunuz. Yargılamayı tıkama amacı güdüyorsunuz'' şeklinde konuştu.
Duruşmalara girmeyerek davayı kilitleme taktiğinin, sanık ve avukatlara bir yarar sağlamayacağı uyarısında bulunan Diken, sanık avukatlarının hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yargılamanın uzamasıyla ilgili başvuru yaptıklarını, hem de duruşmalara girmeyerek yargılamayı tıkadıklarını söyledi.
Diken, özellikle Hasdal Cezaevi'nden gelen sanıkların her gün revire çıktıklarını ve doktorların her gün bu sanıklara ilişkin ne teşhis koyduklarını merak ettiğini anlatarak, revire çıkma hususunun mahkemeye gelmemek için yapılması durumunda bunun bir yaptırımının olacağı ve uzmanların bakması için raporları Adli Tıp Kurumu'na gönderebileceklerini kaydetti.