Tansel Parlak,Safiye Gören
25 Temmuz 2020•Güncelleme: 25 Temmuz 2020
Zanzibar'da kurulan Assalam sosyal girişimiyle kardeş projeler yapan Al Selam Derneği tarafından Çengelköy'de açılan kafeterya ile hem derneğin Afrika'da yaptığı çalışmaların tanıtılması hem de kıtaya ilişkin ön yargıların kırılması amaçlanıyor. ( Tansel Parlak - Anadolu Ajansı )
Çengelköy'de açılışı geçen yıl yapılan kafenin çalışmaları hakkında AA muhabirine bilgi veren Kafe Afrika Koordinatörü Kevser Aydoğdu, organizasyonun Afrika'da neler yaptığını anlatmak ve daha çok insana ulaşmak için bu mekanı açtıklarını söyledi.
Dünyada "Afrika" denilince akıllara ilk kuraklık ve açlığın geldiğine değinen Aydoğdu, Türkiye'de de benzer bir algı olduğunun altını çizdi. Bu algıyı değiştirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Aydoğdu, şöyle konuştu:
"Zanzibar'dan döndükten sonra bize en çok sorulan iki şey var: 'Çok mu fakirler, ortam çok mu kötü, kirli?' Ben de o zaman şunu soruyorum, 'Neye göre fakir, kime göre kötü?' Yani o kadar yanlış bir hijyen ve tokluk algımız var ki... Sadece adaletsiz bir şey var orada. Biz çok yediğimiz için belki de onlar açlar. Biz dünyayı hijyen takıntımızdan dolayı çok kirlettiğimiz için onlar pisler belki de. Bu çok önemli, o yüzden biz o dengeyi de anlatmaya çalışıyoruz."
Afrika'nın birçok kültürle ortak yönlerini ortaya çıkarıyorlar
Afrika'nın güzelliklerini ve birçok kültürle ortak yönlerini ortaya çıkarmak için projeler ürettiklerini anlatan Kevser Aydoğdu, Afrika kültürünü tanıtmak için tasarladıkları menülerde Afrika lezzetleri olduğunu söyledi.
"Amacımız insanlara yemekte ne kadar benzerlik gösterdiğimizi anlatmak." diyen Aydoğdu, "Mesela 'Çapati' diye bir şey var menümüzde. Gören herkes 'Bu katmer.' diyor. Evet katmer aslında ama oradaki insanlar çapati diyor. İşte bunu göstermek, insanlara aslında 'Biz farklı değiliz, biz aynıyız." demek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Kafeye gelen müşterilerden çok olumlu tepkiler aldıklarını söyleyen Aydoğdu, hem bir kafe hem de sosyal girişim olması dolayısıyla insanların daha cömert davrandıklarını kaydetti. Aydoğdu, "Biliyorlar ki burada yediğimiz, içtiğimiz ve aldıklarımız için ödediğimiz her şey orada hayra dönüşecek. O da mutlu ediyor tabii insanları." diye konuştu.
Kevser Aydoğdu, kafede her ayın ilk cuması sinema, ikinci cuması yemek, üçüncü cuması müzik, dördüncü cuması eleştirel sinema atölyeleri yaptıklarını, ilerleyen dönemde baskı, bebek, geri dönüşüm atölyelerini de faaliyete geçireceklerini kaydetti.
Gönüllülük turizmi yapıyorlar
Kendine yetebilen bir Afrika için projeler üreten Assalam sosyal girişimi ile kardeş projeler yürütmek üzere kurulan Al Selam Derneği Başkanı Nazan Yalçınkaya da yardım amaçlı başlayan organizasyonun zamanla yeni nesil bir sosyal girişime dönüştüğünü anlattı.
Direkt bağış kabul ettiklerini fakat yardım yapmak isteyenlere farklı seçenekler de sunduklarını anlatan Yalçınkaya, bunun en önemli ayaklarından birinin "gönüllük turizmi" olduğunu vurguladı.
Zanzibar'da okyanus kıyısında bir apart otel kurduklarını belirten Yalçınkaya, 4 villadan oluşan 18 odalı tesiste konaklayanların sosyal girişimin her anına tanıklık etme şansı bulduklarını, burada konaklayanların Afrika'ya ilişkin ön yargılarından da kurtulduğunu dile getirdi.
Kurbanlarını Afrika'ya bağışlamak isteyenler için de kurban organizasyonu yaptıklarını ifade eden Yalçınkaya, bu tür kampanyalarda Afrikalı çocukların fotoğraflarının kullanılmasını ise yanlış bulduğunun altını çizdi. Yalçınkaya, "Ajite ederek yardım toplanmasına karşıyım. Mesela Kurban Bayramı'nda Afrikalı çocuk fotoğrafı kullanmadan da yardım toplanabilir. Bu çok önemli." dedi.
Derneğin Zanzibar'daki projelerinden de bahseden Nazan Yalçınkaya, şöyle konuştu:
"Eğitimden başlamaya karar verdik. Anaokulundan başladık ve anaokulu açtık. Yetimhane açtık, sonra yetimhanelerde meslek edindirme çalışmalarına başladık. Dikiş makineleri getirdik, bununla yapılabilecek şeyleri belirledik, ne dikilebilir, ne üretilebilir onları ortaya çıkardık. Onun pazarlamasını, satışını ve çalışana geri dönüşünü kapsayacak şekilde döngüyü kurduk. Çocukları uluslararası üniversite sınavlarına hazırladığımız bir yer var. Bilim atölyelerimiz var, kodlama eğitimi verdiğimiz bilgisayar sınıflarımız var. Yani onlara şunu öğretmek istiyoruz: Bu çocuklara fırsat verildiği takdirde her şeyi yapabilirler. Coğrafya kader olmamalı."