İSTANBUL
Sultangazi Uğur Mumcu Mahallesi'ndeki Sultangazi Belediyesi Hizmet Binası'nın açılış töreninde konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart'ta ilçede plan ve projenin kazandığını söyledi.
Halkın hizmet belediyeciliğine oy verdiğini, yüzde 58,5 ile rekor kırdığını anlatan Erdoğan, Sultangazi halkına teşekkür etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 5 yıllık hizmet süresince her anını millet için değerlendirmenin derdinde olan bir hareket olduklarına işaret ederek, "Şimdi dışarıdan biri gelse, farklı partilerin belediyelerine şöyle dışarıdan bir baksa, inanın zanneder ki, biz seçimleri kaybetmişiz, diğerleri kazanmış. Niye? Adamlar çalışmıyor, rahat, onlar yatıyor" diye konuştu.
Gece gündüz çalıştıklarını, diğerlerinin rehavet içinde olduğunu ve 5 yıl sonraki sandığı beklediğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dışarıdan bakan biri, 'Çok çalıştıklarına göre, herhalde bunlar geçen seçimi kaybetti, önümüzdeki seçime hazırlanıyorlar' diyecektir. Ama bizim siyaset anlayışımız budur. Siyaset anlayışımız her an milletin hizmetkarı olmaktır. Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bizim belediye başkanı veya milletvekili veya bakan aklınıza ne gelirse, siyaset anlayışımız, her gece başımızı yastığa koyduğumuzda, 'Bugün millet için ne yaptık, bu vatan için ne yaptık, hangi hizmeti gerçekleştirdik?' bu soruyu kendimize sorabilmektir. İşte Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de diğer bazı illerimizde on yıllardır, muhalefet partilerini sorgusuz sualsiz destekleyen ilçelerin halini görüyorsunuz. Çevredeki bütün ilçeler hızla ilerlerken, bu ilçeler maalesef oldukları yerde sayıyor, hatta geriye gidiyorlar. Doğu'da, Güney Doğu'da ideolojik bakış açısıyla oy verilen bu şekilde göreve gelen belediye başkanları, 'Nasıl olsa hizmet, eser, yatırım önemli değil' diyerek, ilçelerini, illerini çöpe, pisliğe mahkum ediyorlar. Biz bunu asla yapmayız, yapamayız. Biz, bize yüklenen emaneti ve bu emanetin hakkını vermeye mahkumuz. Bu makamlara hizmet, eser üretmek için geliyoruz. Bunun da hakkını vermek zorundayız."
"Muhalefet, iktidardan çok daha fazla üretmek zorundadır"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, herkesin bulunduğu konumun, makamın hakkını verirse, yaptığı işin mesuliyeti, idraki içinde olursa, hak ve hakkaniyet şuuruyla bu işleri yaparsa Türkiye'nin bugün olduğu yerden kat kat ileride ve yüksekte olacağını kaydetti.
Erdoğan, "Bir ülkede, bir demokraside muhalefet en az iktidar kadar çalışkan olmak zorundadır. Hatta muhalefet iktidardan çok daha fazla plan, proje üretmek zorundadır. Demokrasiyi bu tamamlar. Demokrasi böylece ileri standartlara ulaşır. İktidar gece gündüz çalışırken, muhalefet yatıyorsa muhalefet başka gayelerin peşine takılıp gidiyorsa orada sorun var demektir" diye konuştu.
"Bir anamuhalefet partisi düşünün ki sokak eylemlerini teşvik ediyor"
Muhalefetin siyaseti, TBMM'yi, demokrasiyi ve hukuku bir kenara bıraktığını, ya sokaktan ya da terör örgütlerinden medet umduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bir anamuhalefet partisi düşünün ki sokak eylemlerini, sokak çatışmalarını teşvik ediyor. Böyle bir şey olabilir mi? Dünyanın neresinde anamuhalefet partisinin vekilleri polisle çatışan eylemcilere para verir. Dünyanın neresinde ana muhalefet partisinin vekilleri, eli kanlı, dünyada terör örgütü olduğu kabul edilen örgütlere açıktan destek verebilir. Dünyanın neresinde anamuhalefet partisinin başındaki kişi gençlere sokağa çıkma, polisle çatışma talimatı verir. Eğer meselelerin sokakta çözülmesini savunuyorsa neden o koltukta? Meselelerin sokakta çözülmesini savunan bir parti, bir genel başkan, en başta kendi kendisini inkar eder. Böyle bir genel en başka siyaseti inkar eder. Sokaktaki eylemciyi teşvik edeceksen eylemcinin, terör örgütlerinin sırtını sıvazlayacaksan sen orada niye varsın? Sen o makamı neden işgal ediyorsun? Çünkü o makamı dolduramıyorsun. Zaten yakında da gider. Gider... Orada kalması mümkün değil. Çünkü bir muhalefet görevi yapmıyor. Fazla tutmazlar, göreceksiniz. O da gidicidir. Görevini yerine getiremiyor, siyaset üretemiyor. Dikkat edin partisinin daha lideri olamadı, hatta genel başkanı olamadı. Sadece oraya genel müdür oldu."
"Pensilvanya her türlü desteği verdi, ama netice alamadılar"
"Pensilvanya'ya su taşıdılar. Pensilvanya her türlü desteği verdi, ama netice alamadılar" diyen Erdoğan, başbakanı yargılamak için hazırlıklarını yaptıklarını, Adnan Menderes için "sanık başvekil" ifadesi geçen iddianameler hazırlandığı gibi, 17 Aralık öncesi ellerine geçen zabıtlarda, fezlekelerde kendisi için de dönemin başbakanı ifadesi geçtiğini söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gazetelerin mensupları, köşe yazarları ve patronlarıyla ilgili de dinlemeler yapıldığını, raporlar hazırlandığını kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Milletle ve milletin oyuyla iş başına gelmiş bir iktidarla kavga etmenin bedelini ağır ödediler. Göreceksiniz, daha bunun hesabını verecekler. Şu anda gündemi değiştirmeye çalışıyorlar. İstedikleri kadar uğraşsınlar, gündemi değiştiremeyecekler. Kendi partileri, örgütleri içindeki sorgulamalardan asla kurtulamayacaklar. Bizler demokrasi, hukuk içinde bu darbe girişiminin hesabını sormaya devam edeceğiz. Sabırlı olacağız, yavaş yavaş, adım adım, kademe kademe bu ihanetin hesabını soracağız. Zaten milletimiz 30 Mart'ta bu ihanetin, bu darbe girişiminin hesabını sordu. Biz idari soruşturmaları sürdürüyor, adli soruşturmalara gereken desteği veriyoruz.
İnşallah okullar açılırken bu paralel yapının, çocukları kandıran okulları da boşalacak. Milletim çocuklarını o okullardan, dershanelerden çekecek ve bunların kaynakları da artık türeyemeyecek. Bunların okullarına çocuklarınızı filan göndermeyin. Onlara ödeyeceğiniz paralar sizin cebinizde kalsın. Gönderin devletin okullarına. Biz gittik imam hatip okullarında okuduk. Yavrularımızı da orada okuttuk. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunlar buraları kendileri için ciddi bir sömürü kaynağı olarak görüyorlar."
"Film için artist bulamıyorlarmış"
Erdoğan, paralel yapının kendisiyle ilgili film hazırlığı içine girdiğini belirterek, "Şimdi şahsımla alakalı bir film hazırlığı içine girmişler. Yurt dışında plato yaptırıyorlar. Artist bulamıyorlarmış. Artist burada. Ne arayıp dolanıp sağa sola gidiyorsunuz. Aslı burada, benzeri de içinizde o zaman" dedi.
Her türlü adımı attıklarını ifade eden Erdoğan, "Dertleri Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde acaba AK Parti'nin çıkaracağı adayı nasıl zedeleriz? İnanıyorum ki Sultangazi, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de patlayacak. İnşallah bunlar dün bir araya gelmişler. Anamuhalefetle yavru muhalefet. Beraber kafa kafaya vermişler. Bugün gazeteler diyor ki, ilkeleri konuşmuşlar. İsmi değil. Daha isim bulamamışlar. Neyin ilkesini konuşuyorsunuz. Çatı var mı ya? 30 Mart'ta çatı uçtu. Orada da beraber oldunuz, bir oldunuz, ikiniz bir araya gelseniz yüzde 45,5 edemezsiniz. 40 çürük yumurtadan bir sağlam yumurta çıkmaz. Bunların durumu bu" diye konuştu.
Gezi olaylarının birinci yılı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sürekli Türkiye'yi oyalamanın gayreti içerisine girildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Bakınız, şimdi de yine çıkmışlar açıklamalar yapıyorlar. Bu akşam saat 19.00'da bir araya geleceklermiş. Taksim'e çağırıyorlar. Geziciler, Geziciler Taksim'e çağırıyorlarmış. Ben buradan sesleniyorum tüm halkıma. Bakınız bu oyuna gelmeyin. Bu safiyane bir çevrecilik eylemi değildir. Burada samimiyet yoktur, burada dürüstlük yoktur, burada Taksim'i anıtlaştırma noktasında attığımız ve atacağımız adımları engelleme yöntemleri vardır. Paralel yargı da bunlarla beraber hareket ediyor. Buraya gelme gibi bir durumun içine girerseniz, kusura bakmayın güvenlik güçlerimiz kesin talimat almışlardır, gereği neyse A'dan Z'ye, bu yapılacaktır. Yani geçen Taksim olaylarında, Gezi olaylarında olduğu gibi, oralara gelemeyeceksiniz. Çünkü yasalara uymak zorundasınız. Bir yerde herhangi bir eyleme izin verilmiyorsa, ona uyacaksınız. Uymuyorsanız devlet, güvenlik için gereği neyse bunu yapacaktır. Ondan sonra, 'yok şöyle oldu, yok böyle oldu' yok. Toplantı mı yapacaksın, gelirsin bildirimde bulunursun. Biz nasıl gidip de Yenikapı'da meydanda yapıyorsak, sen de gidersin orada yaparsın. Biz nasıl gidip de ta Küçükyalı'da, Maltepe'de, orada hazırladığımız meydanda yapıyorsak, sen de gidersin orada gösterini yaparsın. 'İstediğim yerde istediğim gibi yaparım' yok. Neresi uygun görülürse, orada yapacaksın. Burası yol geçen hanı değil. Normal hayatın akışı devam edecek, sen de gelip o tür hakkını kullanacaksın."
Sigarayı bırakma çağrısı
Konuşmasında bugünün Tütünsüz Dünya Günü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biliyorsunuz, tütün noktasında hassasiyetlerimiz var. Onun için, bugün inanıyorum ki tütünsüz bir gün, yani sigara içmeyeceğiniz bir gün. Ama ben bir gün için bunu istemiyorum. Diyorum ki gelin şu sigaralara, sigara paketlerine şöyle bir son noktayı koyalım. Oraya harcadığınız para evinizde çocuklarınıza gitsin. Hem vücudunuza zarar hem keseye zarar. Gelin bunlar da cebinizde kalsın" ifadelerini kullandı.
Törene katılanlara "Buna evet mi?" diye soran, "Şöyle bir göreyim bakayım 'evet' diyenleri. Maşallah bu meydanda evvelallah sigara içen kalmadı. Samimiyiz, kararlıyız değil mi? Bunun da propagandasını yapıyoruz değil mi?" sorularını tekrar eden Erdoğan, "Bu da bizim insani bir görevimiz. Tamam, sağlıklı bir toplum... Sağıklı bir toplum için bu adımı atıyoruz" diye konuştu.
Madenlerle alakalı yeni yasa
Soma'daki maden kazasında hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet, ailelerine de tekrar sabırlar dileyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Yaralı kardeşlerimize, tekrar, hamdolsun hepsi şifayı buldu gerçi ama yine şifalar diliyorum. İşte 3 gün önce Kınık'taydım. Orada yaklaşık 60 kadar şehidimizin ailesiyle bir araya geldik. Kınık'ta vatandaşlarımızla bir arada olduk. Bergama'dan da oraya yine şehit aileleri geldi, beraber olduk. Ama her zaman onlar bize bir emanet, onlarla birlikte olacağız. Ve şu anda tüm madenlerle alakalı bir yeni yasa hazırlıyoruz ve onu da bu hafta içinde meclise gönderiyoruz. Yoğun bir şekilde o kanunu da çıkaracağız" dedi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
