TBMM - Coşkun Ergül
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç ve ve üniversite Genel Sekreteri Prof. Dr. Sabri Eyigün'ün açıklamalarına yanıt verdi.
AA muhabirine açıklamalarda bulunan İçten, düzenlediği basın toplantısında rektör ve yönetim hakkındaki iddiaları 64 madde ile sıraladığını ve seçilmiş bir milletvekili olarak sorularını yönelttiğini anımsattı.
"İstedim ki bu soruların cevabı verilsin ki bunu savcılığa yansıtırken içinden bazı şeyleri ayıklayabilelim. Belki verecekleri cevaplar hakikaten karşılığı olan cevaplar olur, biz de bu noktada o sorularla ilgili geri adım atar ve sadece ilgili olanları savcılığa veririz" diyen İçten, Saraç'ın beklediği basın toplantısını yaptığını ancak basın toplantısının skandalla sonuçlandığını kaydetti.
İçten, Rektör Saraç'ın, iddiaların hiçbirisine yanıt vermediğini ifade ederek, "Keşke Cuma İçten'in şu 64 tane sorusundan bir tanesine, 'bakın belgesi budur' diye cevap verebilselerdi" dedi.
Savcılık ile paylaşacağım daha farklı şeyler var
İçten, basın toplantısında paylaşmadığı ama savcılık ile paylaşacağı daha farklı şeyler olduğunu söyledi.
Cuma İçten, şöyle konuştu:
"Üzücü olan şu: Ben bu konuyu seçimden 5 gün önce kırklar vadisindeki imar ve Dicle Üniversitesi arazisi üzerinde kesilen 900 ağaçla ilgili basın toplantısı yaptım. Ben son basın toplantısında belirttiğim 64 maddenin 10 maddesini orada söyledim. Söylediklerimin rektörün başını kapatması ile alakası yok. Seçimler bittikten bir gün sonra "AK Parti'liler cami duvarına işiyor" diyen 'korsan sekreterle' hesaplaşacağımı söyledim ve basın toplantısını bir hafta önceden duyurdum. Ama hanımefendi benim basın toplantısından bir gün önce başını kapatıyor. Ben başını kapattığı için saygı duyuyorum ve teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum, hoşuma gidiyor. Özel bir yaşamdır, dini bir tercihte bulunmuştur ve saygı gösteriyorum. Bu konu üzerinden tartışmayı da kınıyorum."
İçten, "Rektör başını kapatarak bir yerlere mesaj mı veriyor?" yönünde sorular olduğunun hatırlatılması üzerine, "Onu ona sormak lazım, ben niyet okumam. Onun başını kapatması benim için önemlidir ve değerlidir" dedi.
Dicle Üniversitesi'nde birbirinden kaliteli öğretim üyeleri olduğunu belirten İçten, "Bizim derdimiz, oradaki paralel yapı ve haşhaşiler ile alakalıdır. Bunun sayısı da yönetim kadrosunu ele aldığınız zaman 5-10 kişiyi geçmez" dedi.
Cuma İçten, yeni gelen bilgiler ve belgeleri en kısa zamanda savcılığa vereceğini söyledi.
Dipleri ıslak olanlar istifa edecektir
"Rektör yardımcısı ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürünün istifa ettiğinin" anımsatılması üzerine İçten, istifaların daha da olacağını söyledi. İçten, "Çünkü dipleri ıslak olanlar istifa edecektir" dedi.
İçten, rektör, rektör yardımcıları ve üniversite yönetimine yaptığı istifa çağrısını yineleyerek, "Bu noktada erdemlilik gösterirlerse, bizlerin de oturup bazı konularda onlarla konuşarak, sadece suç teşkil edenleri savcılıkla paylaşmamızı sağlamış olurlar, böylece de birbirimizi yormamış oluruz" diye konuştu.
Dicle Üniversitesi Genel Sekreteri Eyigün'ün kendisine yönelik, "silah kaçakçılığı" suçlaması ile ilgili olarak İçten, şunları kaydetti:
"Olayı başörtüsünün dışında da şu noktaya getiriyorlar? Cuma İçten silah kaçakçısı mı? Derin güçler, milletvekili olduğumda kimlere dokunacağımı hesaplayanlar, milletvekili adayı iken bu konuyu öne sürerek benim aday olmamı engellemek istediler ve ayaklara sıkmaya başladılar. Babamızın ve dedemizin 1960 yılından beri bize bıraktığı bir mesleğimiz var. Av tüfekleri, av malzemeleri ve spor malzemeleri alım ve satımını yapmak, tüccarlığını yapmak. Bu bizim dede mesleğimiz. Türkiye'nin bu sektördeki bütün il ve ilçeleri beni iyi tanır. Türkiye'de yaklaşık 3 milyon avcı var. Bakanların, valilerin, mülki amirlerin imzaladığı, verdiği lisanslarla bu işleri yapıyoruz.