16 Ocak 2019•Güncelleme: 16 Ocak 2019
İSTANBUL
İHH İnsani Yardım Vakfı, Genel Başkanı Bülent Yıldırım, Fatih'deki İHH Genel Merkez binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "İHH'nın, Amerika'nın yanında yer aldığı için Uygur Türklerine yönelik Çin zulmünü dile getirdiği" yönünde yapılan haberleri eleştirerek, hiçbir zaman Amerika yanlısı olmadıklarını, her zaman Amerikan emperyalizmini lanetlediklerini söyledi.
Amerika adına hiçbir yerde konuşmadıklarını vurgulayan Yıldırım, "Biz Doğu Türkistan meselesini gündeme getiriyoruz diye özellikle sosyal medyada 'Siz Amerikancı mısınız?' diye yaygara koparanlar oluyor. Şu iyi bilinsin ki biz Amerika'yı lanetliyoruz. Kudüs'ü sözde başkent ilan eden Amerika'yı tanımıyoruz. Birileri buna rağmen hala bize 'Amerikancı' diyorsa onları da lanetliyoruz çünkü biz ne Çinciyiz ne Amerikancıyız, Doğu Türkistan halkına yapılan zulmü kınıyoruz." dedi.
"Çin, İslam dünyasına açılmak için Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor"
Yıldırım, Çin'in ekonomide dünya birincisi olmak istediğini ve "İpek Yolu"nun İslam topraklarından geçtiği için bu topraklara ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, Uygur Türklerine yönelik zulme karşı siyasi partileri sessiz kalmamaya ve bu konuda birlik olmaya davet etti.
Türkiye-Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin zarar görmesini hiçbir şekilde istemediklerini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:
"İslam dünyası Çin'e şunu demelidir, 'Eğer Doğu Türkistan'a zulmetmezsen biz seninle ticari iş birliğine varız, yoksa biz yokuz.' Türkiye'nin elinde büyük bir güç var çünkü Çin, İslam dünyasına açılmak için Türkiye'ye ihtiyaç duyuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız 2012'de başbakanken bölgede Büyük Pazarı ziyaret etti. Ona o gün kuru meyve verenleri bile bugün toplama kamplarına aldılar. Kendisini karşılayanların hepsi artık içeride. O yüzden tüm siyasi partiler bu konuda Mecliste çalışma yapmalıdır. Özellikle AK Parti, MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve CHP Doğu Türkistan konusunu Mecliste gündeme getirmelidir. Geçmişte Türk halkı nasıl Doğu Türkistan halkını koruduysa bugün de yumruğunu masaya vurmak zorundadır."
Muhabir: Ayşe Büşra Erkeç