KASTAMONU
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kastamonu Valiliği'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Gül, ''cezaevlerinde devam eden açlık grevleri kapsamında BDP'li milletvekili Leyla Zana'nın Meclis'te açlık grevine başladığının'' hatırlatılması üzerine hükümetin, Adalet Bakanı'nın, herkesin açlık grevlerini bitirmek için çalıştığı bir dönemde siyasetçilerin böyle bir yola girmesini tasvip etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Bunların hiçbirinin problemlerin çözümüne katkısı olmadığını ifade eden Gül, ''Onun için bir an önce bu işi bitirmeleri çağrısında bulunmak isterim. Türkiye'nin konuşarak çözemeyeceği hiçbir problemi yoktur. Bu ülkede her şey, en aykırı fikirler bile konuşulabilmektedir, tartışılabilmektedir. Böyle bir ortam içerisinde bu yolların doğru olmadığı kanaatindeyim'' diye konuştu.
Filistin ve İsrail'in yan yana yaşama ümitleri bu şekilde tehlikeye girmiş olur
İsrail-Filistin eksenindeki gelişmelere ilişkin bir soru üzerine Gül, çok tehlikeli bir tırmanış olduğunu belirterek, ''Bu aslında birkaç haftadır vardı. Bu gidişat çok tehlikeli. Buna dünyanın gözünü kapaması mümkün değil açıkçası'' diye konuştu.
Gül, 2009 yılında Gazze'de bin 500 kişinin öldüğü katliamın da bir seçim öncesi yapıldığını anımsatarak, şöyle devam etti:
''Ocak ayında İsrail'de seçimler var. Böyle bir kanlı seçim yatırımı olmaması lazım. Onun için herkesin 'dur' demesi lazım ve herkesin bu duruma müdahale etmesi gerektiği kanaatindeyim. Yoksa göz göre göre yeni, çok kanlı bir olayın bütün insanlığın gözü önünde cereyan etmesi gibi bir şey söz konusu olur ki buna kesinlikle müsaade etmemek gerektiğine inanıyorum.
İsrail'in de bundan hiçbir çıkarı olmayacaktır. Onu da kendilerinin bilmesi gerekir. Eğer bu şekilde kanlı operasyonlar devam eder ve bu şekilde çok büyük katliamlar söz konusu olursa bu aslında İsrail içinde çok sıkıntılı bir şeydir. Bölgede iki devletin Filistin ve İsrail'in yan yana yaşama ümitleri de bu şekilde tehlikeye girmiş olur.''
Angajman kurallarının hepsi geçerlidir
Cumhurbaşkanı Gül, ''Suriye'ye uygulanan angajman kurallarının değişip değişmediği'' ile ilgili soruya şu yanıtı verdi:
''Suriye'deki en önemli gelişme, biliyorsunuz ki Suriye muhalefetinin bütün Suriye halkını temsil edecek şekilde yeniden yapılanması ve kendilerinin Suriye halkının meşru temsilcileri olarak daha güçlü şekilde ortaya çıkması. Şimdi bu çok önemli bir gelişme oldu. Bizim sınırımızın hemen öbür tarafında maalesef yerleşim yerleri olduğu için çatışmalar, sınırımızın hemen öbür başında cereyan etmektedir. Bu konuda Silahlı Kuvvetler, Hükümet hep açıkladı. Angajman kurallarının hepsi geçerlidir. Tabii ki uluslararası hukukun kuralları dikkate alınmakta ve bir taraftan da caydırıcılık etkimizi en iyi şekilde kullanmak için Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, gerektiğinde herhangi bir şekilde hak ve hukukumuz ihlal edilirse müsaade etmemek için beklemektedir. Bunda bir tereddüt söz konusu değildir.''
Cuma namazını Nasrullah Camisi'nde kıldı
Cumhurbaşkanı Gül, valilik ziyaretinin ardından cuma namazını kılmak üzere yürüyerek Nasrullah Camisi'ne geçti. Gül, yolda kendisini bekleyen vatandaşlarla selamlaştı.
Gül, caminin şadırvanında kendisini bekleyen çocuklardan birinin ''dede'' diye seslenmesi üzerine, çocukların yanına gitti. Çocuklarla sohbet eden Gül, verdikleri bir mektubu alarak ''Bunu mutlaka okuyacağım'' dedi.
''Yüksek seviyeye çıkarmalı''
Gül, Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü'nü ziyaretinde de, üniversitelerin şehirlere lokomotiflik görevi yapması, kültürel, sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunması gerektiğini belirterek, ''Hatta üniversitelerin o şehrin seviyesine inmemesi lazım. Şehri alıp yüksek seviyelere çıkartması lazım'' diye konuştu.
Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğü, ziyaret ettiği şehirlerde hediye kabul etmeyen Cumhurbaşkanı Gül adına 5 bin ağaç dikti.
Teröre sarılmak kabul edilemez
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kastamonu Valisi Erdoğan Bektaş'ın onuruna verdiği yemeğe katıldı. Yemeğe gelişinde Gül, şehit ve gazi ailelerinin bulunduğu masaya giderek bir süre sohbet etti.
Türkiye'nin 30 yıldır terör meselesiyle uğraştığının altını çizen Gül, şunları söyledi:
''Bir çok yasak bu ülkeden kalkmış vaziyette. Herkes düşüncesini rahatlıkla konuşur halde. Böyle bir ülkede silaha sarılmak, şiddete sarılmak, teröre sarılmak asla kabul edilemez. Hiçbir meşruiyeti yoktur. Onun için bununla mücadele edeceğiz. Fikrini, düşüncesini şiddetten uzak bir şekilde ifade etmek isteyenlere bu ülke her zaman müsaade edecektir. Nitekim müsaade ediliyor da. Ama kim şiddete, silaha sarılırsa ona da kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Onunla da sonuna kadar mücadele edilecektir."