ADANA
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, "Çeşitli yerlerde birtakım asayiş olayları, birtakım münferit olaylar oluyor. Daha sonra bunlar, 'Suriyeliler şöyle yaptı' diye büyük bir etiketin altına sokulmaya çalışılıyor. Birtakım küçük münferit hadiseler çok büyük birtakım çatışmalar gibi gösterilmeye çalışılıyor. Tabii ki her zaman bu işlerin arkasına sığınmaya çalışan, bu işlerden istikrarsızlık üretmeye çalışan provokatif gruplar da olabilir. Buna karşı dikkat etmek gerekir" dedi.
Bakan Çelik, beraberinde Vali Mustafa Büyük ile Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü tarafından karşılanan Çelik, ziyaret defterini imzaladı. Bakan Çelik, burada yaptığı açıklamada, Belediye Başkanı Sözlü'yü seçimdeki başarısından dolayı tebrik etti.
Adana'da seçimin birtakım istisnalar hariç büyük oranda centilmence geçtiğini ifade eden Çelik, "Bundan sonrasında hepimiz Adanalıyız, Adana'ya hizmet etmeye çalışacağız. Adana için ortaya konan her hayırlı işin hamisi olmaya çalışacağım" dedi.
Çelik, bir gazetecilerin "Son dönemde Suriyelilere yönelik tepkiler yaşanıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, meselenin "Suriyeliler" olarak adlandırılmasının yanlış olacağını belirtti.
Kadim komşu Suriye'de büyük bir insani trajedi olduğunu, milyonlarca insanın yer değiştirdiğini ifade eden Bakan Çelik, "Daha bundan 100 yıl evvel kardeşçe aynı imparatorluğun çatısı altında kardeş topluluklar olarak yaşadığımız insanlar bugün büyük bir trajedi ve ölümden kaçıyorlar ve büyük milletimiz her zaman olduğu gibi kendisine sığınanlara kucağını açmıştır" dedi.
Bu insanların Lübnan'a, Ürdün'e de sığındıklarını ancak en yüksek misafirperverliği Türkiye'de gördüklerini belirten Çelik, şunları söyledi:
"Çeşitli yerlerde birtakım asayiş olayları, birtakım münferit olaylar oluyor. Daha sonra bunlar, 'Suriyeliler şöyle yaptı' diye büyük bir etiketin altına sokulmaya çalışılıyor. Birtakım küçük münferit hadiseler çok büyük birtakım çatışmalar gibi gösterilmeye çalışılıyor. Tabii ki her zaman bu işlerin arkasına sığınmaya çalışan, bu işlerden istikrarsızlık üretmeye çalışan provokatif gruplar da olabilir. Buna karşı dikkat etmek gerekir. Benim buradan vereceğim mesaj şudur, bu misafirlerimize millet olarak tarih boyunca diğer halklara açtığımız gibi kucağımızı açtık ve bu trajediden kurtuluncaya kadar misafirimiz olacaklar."
Suriyeliler ile yaşanan olumsuzluklarda vatandaşlardan meseleyi kendilerinin halletmeye çalışmamalarını, bu konuda emniyet veya valiliğe başvurmalarını isteyen Bakan Çelik, "Özellikle de misafirlerimize karşı toplu birtakım saldırılar, birtakım provokatif eylemler olduğunda vatandaşlarımız muhakkak suretle bunu reddetsinler, emniyetle işbirliği yapsınlar ve bu çerçevede inşallah bu asayiş olaylarının başka istismar alanlarına dönüşmesini hep beraber engelleyelim" diye konuştu.
ABD Başkonsolosluğunun iftar programının protesto edilmesi
Bakan Çelik, başka bir gazetecinin "Diyarbakır'da Adana ABD Başkonsolosluğu tarafından verilen iftarda yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, olayın ayrıntısını bilmediklerini ancak büyükelçi ve başkonsolosların ülkede güvenliklerinin devlet tarafından temin edilmiş misafirler olduğunu, iftar verebileceklerini, çeşitli faaliyetlerde bulunabileceklerini söyledi.
Onların temsil ettikleri ülkelere dönük vatandaşların protestosu olmasının tabi olduğunu ifade eden Bakan Çelik, "Ama bu protestonun nasıl olacağı kanunlarla belirtilmiştir. Bunların bir çadır yakma eylemi şeklinde son derece vahim ve provokatif bir eyleme dönüşmemesi gerekir. Zaten Diyarbakır halkı her zaman olduğu gibi sağduyulu davranmıştır. Bu eylemi reddetmiştir. Herkese geçmiş olsun diyorum" dedi.
ABD’nin Ankara büyükelçisi adayı John Bass'a sorulan sorular
Bakan Çelik, bir gazetecinin ABD’nin Ankara büyükelçisi adayı John Bass'a Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde, adaylığının onay sürecine ilişkin oturumda yöneltilen sorulara ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine, bu ifadelerin senatörler tarafından kullanılsa da ABD gibi müttefik bir ülkenin resmi görüşünü yansıtmadığını söyledi.
Büyükelçi atanırken ABD'de Türkiye'den farklı olarak senatonun onayı arandığını ifade eden Bakan Çelik, şunları söyledi:
"Ama biz şunu ifade etmek isteriz. Bunu ifade eden senatörler varsa onlara şunu tavsiye ederiz. Hiç kimsenin Türkiye'nin demokratik standartlarını, hukuk devleti standartlarını eleştirmek gibi bir haddi olamaz. Bu senatörlerden beklentimiz, onlara şu soruyu sorarız biz; 'Gazze'deki durum hakkında ne düşünüyorsunuz?' diye sorarız. Bu konudaki görüşlerini merak ederiz."
Risale-i Nur Külliyatı'nın basımı
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Risale-i Nur Külliyatı'nın basımına ilişkin, "Belli bir memleket irfanının parçası olmuş ama yasal varislerinden belge alınamamış eserlerin devlet tarafından korunması, basılmasının sağlanması şeklinde bir düzenleme söz konusu olacak" dedi.
Bakan Çelik, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ı ziyaretinde "hayırlı olsun" temennisinde bulunarak, Adana için yapılacak tüm çalışmaların destekçisi olacaklarını belirtti.
Daha sonra Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan'ı ziyaret eden Çelik, bir gazetecinin "Risale-i Nur Külliyatı'nı basan yayınevleri ile hak sahipleri arasında bandrol nedeniyle sorun yaşandığı belirtiliyor. Bu konuda bandrollerine izin verilmediği yönünde haberler var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine anlaşmazlık diye bir şeyin söz konusu olmadığını ifade etti.
Bakanlığa yapılan bir ihbar neticesinde şimdiyle kadarki basımların Risale-i Nur'ların yasal varislerinden izin alınmaksızın yapıldığının ortaya çıktığını, bunun üzerine yapılan bu basımların kaçak durumuna düştüğünü ve bunlara bandrol verilmesinin bakanlık açısından mümkün olmadığını dile getiren Çelik, şunları kaydetti:
"Hukukçularımız konuyu inceledi. Bu eserleri basmak isteyen yayınevlerinden, eser sahibinin yasal mirasçılarından belge getirmeleri istendi. Pek çok yayınevi bu belgeyi getireceklerini söyledi. Fakat şu ana kadar yasal varislerden gelen bir belge yok. Bu sebeple biz hukuk, mevzuat, kanun çerçevesinde bu bandrolü veremiyoruz. Verdiğimiz andan itibaren suçlu duruma düşeriz. Bu iş bu şekilde de çözülemedi."
Çelik, bazı gazetelerde bu durumun gazetelerin kendi tabanlarını da incitecek şekilde kara propaganda olarak kullanıldığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kendilerine karşı fevkalade yanlış ifadeler kullanıldığını söyledi.
Merhum "Bediüzzaman"ın hayatta olan talebelerinin kendilerini ziyaret ettiğini ve durumu paylaştıklarını aktaran Çelik, şöyle devam etti:
"Netice itibariyle yasal varisler de basmak isteyenlere bu belgeyi vermeyince bizim bandrol vermemiz söz konusu olmadı. Şimdi kanunen ek bir yol var. Belli bir memleket irfanının parçası olmuş ama yasal varislerinden belge alınamamış eserlerin devlet tarafından korunması, basılmasının sağlanması şeklinde bir düzenleme söz konusu olacak. Dolayısıyla 'Kimseye basım izni verilmiyor' diye bir şey yok. Tam tersine basmak isteyenlerin yasal izni yok. Hukukçular bunu çok iyi biliyor. Bu süreçte merhumun talebelerinin büyük çoğunluğuyla görüştük. Kendileri de bu durumun vasiyette istenen iradenin dışına çıkan uygulamalara yol açtığını, dolayısıyla bizim buradaki hassasiyetimizin de doğru olduğunu belirtip, kamuoyuna bu şekilde açıklama yaptılar. Yani bir iki kesim hariç bununla ilgili gerekli bilgilendirmeler yapılmış durumda. Dolayısıyla eserlerin yasaklanması, devletleştirilmesi gibi bir takım ifadeler kullanılıyor. Bunlar söz konusu değil. Bu noktaya da durduk yere gelinmiş değil. Bu eleştiride bulunanlara şunu sormak lazım: ellerinde yasal varislerden verilmiş bir belge var mı? Mesele bundan ibaret."
Filistin sorunu
Daha sonra Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin'i ziyaret eden Çelik, bir gazetecinin cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Ortadoğu ve Filistin'deki gelişmelerle ilgili söylemini hatırlatması üzerine "Tarafsızlık diye bir kavram yoktur" ifadesini kullandı.
Belli meselelerde, olaylarda kısa dönemli tarafsızlık politikası yürütülebileceğini ancak bu kadar uzun zamana yayılmış, insani trajedinin konusu olmuş olayda tarafsız olmanın siyasi bir problem olmaktan çıkıp ahlaki bir probleme dönüştüğünü anlatan Çelik, "Milletimiz Filistin davasını neredeyse kendi topraklarımız dışında bir milli dava olarak kabul etmektedir. Bu dava, bizim topraklarımızın dışında, topraklarımızı doğrudan ilgilendiren bir dava olmamasına rağmen aradaki kardeşlik hukuku, o coğrafyayla yakın zamana kadar olan hukukumuz ve bağlantımız sebebiyle bunu milli bir dava olarak görmüş bir millet ve devletiz" şeklinde konuştu.
"Ortadoğu bataklığı" kavramı
Bakan Çelik, Gazze'de büyük bir insani trajedinin ortaya çıktığını, savaş uçaklarıyla bombalayan İsrail'in bu kadar ölü, yıkım, yaralının arkasından da ateşkes ilan etmeye çalıştığını belirtti.
Böyle bir olay karşısında tarafsız olmanın siyasi bir problem olduğu kadar ahlaki bir problem olduğuna işaret eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türkiye ne zaman Ortadoğu ile ilişkileri konuşulsa tırnak içinde bir kavram kullanılır; 'Ortadoğu bataklığı' denir. Bu kavram aslında Türkiye'yi buradan uzak tutmak üzere uydurulmuş, üretilmiş, Türkiye'nin bu bölgelerdeki gücünü, nüfuzunu, etkisini kırmaya, ilgisini dağıtmaya dönük kara propaganda kavramıdır. Dikkat ediniz bu kavramları üretenlerin ait olduğu ülkeler, büyük batılı ülkeler, büyük demokrasiler, büyük ekonomiler ise buralarda söz sahibi olmak için koşar adım gitmektedirler. Her meselenin içinde inisiyatif almaktadırlar. Zalim ve mazlum arasında bir meseleye dönüştüğü andan itibaren Ortadoğu'daki her meselede tarafız. Tabi ki mazlumdan yana tarafız. Haklı ile haksız arasındaki bir meseleye dönüştüğü andan itibaren taraflı, haklıdan yanayız. Buralar 100 sene evveline kadar iç içe olduğumuz coğrafyalar, 100 yıllık bir tarih içerisinde ayrı milli sınırlarımız var. Bunların hepsini saygıyla karşılıyoruz ama aradaki kardeşlik, medeniyet bağı, bugünün dünyasında yeni bağlar getiriyor. Bunlar ekonomik, enerji bağlarıdır. Dolayısıyla biz bu topraklarla çok yakından ilgilenmek durumundayız. Türkiye'nin bekası, güvenliği, refahı açısından da kardeşlik hukuku açısından da bu gerekir."
Muhabir: Bekir Ömer Fansa, İbrahim Erikan
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
