02 Temmuz 2017•Güncelleme: 02 Temmuz 2017
SAMSUN - MEHMET KUMCAĞIZ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünce 2001 yılında fakültenin araştırma ve uygulama sahasında kültüre alınan, daha sonra Rize, Giresun ve Trabzon'da deneme bahçeleri oluşturulan maviyemiş meyvesinin üretiminin artırılması amacıyla çalışma yürütülüyor.
Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, AA muhabirine, insan sağlığı açısından birçok faydası olduğu için Amerika'da "mavi altın" adıyla anılan maviyemiş meyvesini geliştirmek için yürüttükleri çalışmalarda önemli mesafe aldıklarını söyledi.

Maviyemişin dünyada kültürü yapılan 3 farklı türü bulunduğunu dile getiren Çelik, Kanada, Amerika, Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya, İspanya, Hollanda, Almanya, Finlandiya, Norveç, Romanya, Yugoslavya, Bulgaristan, Polonya ve Şili'de binlerce hektarlık alanda bu meyvenin yetiştirildiğini anlattı.
Amerika'da yüz yıl önce kültüre alınarak geliştirilen maviyemiş meyvesinin Türkiye'ye 2000 yılında getirildiğine işaret eden Çelik, "Sağlık açısından birçok faydası bulunan maviyemiş, dünya genelinde yılda 700 bin ton üretiliyor. Ülkemizde ise 16 yıl önce başladığımız çalışmalar sonucunda yılda bin ton üretime ulaşıldı. Hedefimiz 10 yıl içinde 10 bin tonun üzerine çıkmak." diye konuştu.
"Antioksidan içeriği en yüksek meyvedir"
Maviyemişin Karadeniz Bölgesi'nde "yaban mersini", "likapa", "ligarpa" adlarıyla üzümsü meyve olarak da bilindiğine dikkati çeken Çelik, "Dünyada yüzyılın meyvesi olarak adlandırılan maviyemiş, üzümsü meyveler içinde taze olarak en fazla dayanan türdür. Manav koşullarında 10 güne kadar tazeliğini koruyabiliyor. Antioksidan içeriği en yüksek meyvedir. Gece körlüğü, görme bozukluklarına iyi geliyor. Taze olarak yenildiğinde kanı temizliyor, kan şekeri ve kolesterolü düşürüyor. Meyvede A ve C vitaminleri, potasyum, kalsiyum ve fosfor içeriği yüksektir. Bu özelikleri dolayısıyla sağlık meyvesi olarak anılıyor." ifadelerini kullandı.