05 Şubat 2016•Güncelleme: 06 Şubat 2016
ANKARA
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye ve Halep'ten 15 bin kişinin Türkiye'ye doğru ilerlediğini belirterek, "Onlar başka bir yere gidemiyorlar. O mazlumların sığınacağı tek yer var Türkiye Cumhuriyeti Devleti" dedi.
Davutoğlu, Mardin'in Midyat ilçesinde halka hitap ederek, Başbakan olduktan sonra ilk yurt içi teşekkür ve kardeşlik buluşmalarına Mardin'den başladığını belirtti.
Midyat'ın kadim Mezopotamyanın en köklü şehri olduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, Midyat ne isterse onun yapılacağını vurgulayarak, "Birileri Irak ve Suriye'de olduğu gibi Türkiye'yi de ateş çemberinin içine almak isterken, birileri terör ve şiddet diliyle konuşmak isterken, Midyat 1 Kasım'da ayağa kalktı, birliğin, dirliğin ve beraberliğin adresi olan AK Parti'ye oy verdi" ifadelerini kullandı.
Tarihin önemli bir aşamasından geçildiğinin altını çizen Başbakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Zorlu dönemeçlerden geçiyoruz. Zorlu eşiklerden oyunları boza boza, kumpasları kuranların kafasında kıra kıra hep beraber kardeşliğimizi korumaya yürüyoruz. Şimdi beni böyle muhabbetle karşıladınız, hepinize, özellikle aşkla bekleyen bacılarıma teşekkür ediyorum. Kucağında bebeğiyle bizi bekleyen bacılarımıza teşekkür ediyorum. Allah bütün bu çocukların geleceğini hep aydınlık eylesin, Allah birliğimize, beraberliğimize daima sahip çıkmayı bize nasip eylesin, bu topraklara nifak, ayrılık tohumu ekmek isteyen, al bayrağı bu semalardan indirmek, ezanları susturmak isteyenlere karşı birliğimizi, dirliğimizi muhafaza edecek gücü, kudreti bize versin."
"Son kale Türkiye"
Konuşması sırasında vatandaşları Arapça ve Kürtçe selamlayan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu vatanımız, Anadolumuz bütün mazlumlar için son kale. Şimdi buraya gelirken 15 bin Suriye'den, Halep'ten kardeşimiz Türkiye'ye doğru yürüyordu. Bombalar altında, Rus uçaklarının, rejimin saldırılarının bombaları altında o kardeşlerimizin gideceği, sığınacağı tek yer var. Allah yardımcıları olsun. Allah yardımcıları, Türkiye Cumhuriyeti de her zaman yardımcıları olacak. Onlar başka bir yere gidemiyorlar. O mazlumların sığınacağı tek yer var Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Biz de diyoruz ki 'kim bizim bağrımıza gelirse esenlik bulacak' ve biz onlara diyeceğiz ki 'ehlen ve sehlen Suriye, ehlen ve sehlen Irak, ey Musul, ey Halep, bilin ki size yönelen kurşun bize yönelmiştir. Size yönelen zulüm bize yönelmiştir.' Şimdi son sığınağımız son kalemiz Türkiye. Birileri de istiyorlar ki çukur kazarak, barikat kurarak, mayınlar döşeyerek, tuzaklar kurarak, Türkiye'yi Irak ve Suriye gibi yapmak isteyenler var."
Muhabir: Kemal Karadağ, Hatice Özdemir, Erdinç Aksoy