AĞRI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Halkla Buluşuyor" programları kapsamında Ağrı Dörtyol Meydanı'nda vatandaşlara hitap etti.
"Dün, Diyarbakır'da asla tasvip edemeyeceğimiz bir olay gerçekleşti, iki vatandaşımız öldü, Allah'tan rahmet diliyorum" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dün akşam canlı yayında bu konuyla ilgili açıklamalarımı yaptım, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Basın Müşavirliği'nden de yazılı olarak ayrıca açıklamalar yapıldı. Fakat eş başkan beyefendiye ulaşmak mümkün değildi. Daha sonra açıklama yapıyor, 'Bana ulaşacağına, Diyarbakır halkından özür dilesin.' Ben niye özür dileyeceğim? Eğer özür dileyecek birisi varsa sensin, sen. Zira 6, 7, 8 Ekim tarihlerinde, benim Kürt kardeşlerimi sokağa döken, 50 kişinin ölümüne neden olan sendin. Ölen Kürt kardeşlerimdi, öldüren de yine Kürtlerdi. Bu tür bir vahşete vesile olan sendin."
"En rahat dönemi son 12 yılda yaşadılar"
Mafyayla, işkenceyle, her türlü hukuk dışı faaliyetle mücadele ederek tüm vatandaşların özgürlük havasını dilediği gibi teneffüs edebilmesini sağladıklarını dile getiren Erdoğan, "Tek parti dönemini özleyenler var ya hani o 'diktatör' sözünü ağızlarından düşürmeyenler var ya onlar da tarihlerinin en rahat dönemini son 12 yılda yaşadılar. Bu Cumhurbaşkanına, ailesine her türlü hakareti yapacaksın. Bir diktatör ülkesinde bunları yapabilir misin? Kendine kaçacak delik ararsın" dedi.
"Siz nasıl aydınsınız?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün dilediğiniz gibi bir araya gelip ülkenin cumhurbaşkanına, özellikle istediğiniz dille, istediğiniz ifadelerle bildiri yayınlıyorsunuz. Peki bu bölücü terör örgütünün bu ülkede akıttığı kanların hesabını nasıl vereceksiniz, siz nasıl aydınsınız? Ben size karanlık demeyeyim de kime karanlık deyim." diye konuştu.
"Bu milleti parçalatmayacağız"
Paralel Yapı'ya da değinen Erdoğan, "Devlet içinde devlet kurma gayretinde olanlar var. 40 yıldır meğerse buna çalışıyorlarmış. 1999'da kaçıp gitti. Nereye? Pensilvanya'ya. Neden kaçıp gittin? İnzivaya çekilmiş öyle diyorlar. İnzivaya çekilmek için Mekke, Medine daha iyi değil mi? Ama üst akıl öyle söyledi. Şimdi küçük imamlar da takıldı peşlerine. Onlar da kaçıyor. Ne dedim başbakanken: 'İnlerine gireceğiz' dedim. Girdik mi? Kovalıyor muyuz? Kovalamaya devam edeceğiz. Çünkü bu ümmeti, bu milleti kimse parçalayamaz, parçalatmayacağız. Ne gerekiyorsa hukuk içerisinde bunu sonuna kadar yapacağız." şeklinde konuştu.
Muhabir: Barış Kılıç - Serdar Açıl - Cüneyt Ateş - Merve Yıldızalp