TEKİRDAĞ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tekirdağ Valiliği'ni ziyaret etti. Valilik önünde ellerinde Türk bayrakları ve güllerle bekleyen vatandaşlar, Cumhurbaşkanı Gül'e sevgi gösterisinde bulunarak, "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganları attı.
Vatandaşları selamlayan ve onlarla tokalaşan Gül, bazılarıyla sohbet etti. Daha sonra resmi tören için Valilik önüne gelen Gül'e iki çocuk tarafından çiçek verildi.
Valilik önünde halka hitap eden Gül, sıcak bir havada kendisine gösterilen sevgi nedeniyle Tekirdağlılara teşekkür etti.
"Tabii ki Türk Milleti her türlü hizmete layıktır, sizlerin daha çok büyük beklentileriniz vardır. Bunların hepsini yerine getirmek, devletin de milletin de hepimizin görevidir" diyen Gül, her şeyin başının huzurlu, saygılı, mutlu, karşılıklı sevgi ve muhabbeti koruyarak gelişme ve kalkınma olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:
"Maalesef komşumuz Irak'ta olup bitenler bir iç savaş, mezhep savaşı gibi görüntü veriyor. Bunlar çok üzücüdür. Müslümanlıkta bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibi yasaklanmıştır. Ama gördüğünüz gibi cehalet, öfke, kin söz konusu olunca insanlar birbirini nasıl yok ediyorlar. Onun için bir an önce komşularımızda huzurun, komşu ülkelerde barışın olmasını canı gönülden istiyoruz ve bunun için var gücümüzle çalışıyoruz. Ayrıca Musul'daki Başkonsolosluğumuzdaki görevlilerimizi ve birçok sivil vatandaşımızı sağ salim Türkiye'ye getirmek için de emin olun ki devletin bütün ilgili birimleri teyakkuz halinde gece gündüz koordine halinde ve büyük bir çalışma içerisinde. İnşallah bu vatandaşlarımızı ve konsolosluktaki görevlilerimizi Türkiye'ye sağ salim getireceğiz. Bunun için uğraşıyoruz. Ayrıca Türkiye, iki ateş arasında kalan Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin her zaman yanında olmuştur ve yanında olmaya devam edecektir. Onları geçmişte de yalnız bırakmadık, bundan sonra da yalnız bırakmayacağız ve gereken her şey yapılmaktadır ve yapılacaktır."
"Çocuklarımıza daha iyi bir Türkiye hazırlamak için dayanışma içerisinde olmalıyız"
Cumhurbaşkanı Gül, bütün bu olayların herkese ders olması gerektiğini vurgulayarak, herkesin birbirinin, ülkenin kıymetini bilmesi gerektiğini, el birliği içerisinde geleceğe, çocuklara daha iyi bir Türkiye hazırlamak için herkesin çok daha fazla çalışması, dayanışma içinde olması, birbirlerine sırt vermesi gerektiğini söyledi.
Bugün Tekirdağlılarla birlikte olacağını ve bu geceyi şehirde geçireceğini belirten Gül, ziyaret edeceği yerlerden bahsetti.
Gül, ziyaretlerinde şehirle ilgili bilgi alacağını ve yarın Kırklareli'ne geçeceğini kaydederek, sıcak havada kendisini bekleyenlere tekrar teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün valilik ziyaretinde Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, 5. Kolordu Komutanı Korgeneral Tahir Bekiroğlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen ve bazı milletvekilleri de hazır bulundu.
Öte yandan, Valilik binasına Türk bayrağı ile Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Gül'ün dev posterleri asıldı.
Cumhurbaşkanlığı seçimi
Gül, Tekirdağ Valiliği'ne yaptığı ziyarette basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Soruları topluca alan Gül, "Cumhurbaşkanlığında 7 yılınız geçti. Hüzünlü müsünüz? Türkiye pratikte cumhurbaşkanını mı, devlet başkanını mı seçecek?" ve "Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı aday olarak cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" soruları üzerine, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanlığı seçimi şu anda Türkiye'nin esas gündemi. Bunu daha önce de söyledim, takvimin işlediğini söyledim ve giderek artık YSK'nın ilan ettiği sürece yaklaşıyoruz. İlk defa halkın seçecek olması cumhurbaşkanını, bu sefer biraz daha farklı kılıyor. Her ne kadar Anayasa'da cumhurbaşkanının yetki ve sorumluluklarında bir değişiklik söz konusu değilse de sistem aynısıysa da seçim şeklinde bir değişiklik söz konusu oldu. Bunun da sebeplerini hatırlayacaksınız. Geçen dönemde yaşanan sıkıntılar, o zaman mecbur etti. Halk da bunu o zaman onayladı. Dolayısıyla halk ilk defa direkt olarak cumhurbaşkanını seçecek. Birçok Avrupa ülkesinde de parlamenter sistemde de bu söz konusudur. Komşularımızda bile vardır bu. AB üyesi ülkelerde bile."
Adayların doğal olarak çıkacağını ifade eden Gül, "Çoğulculuk bizim en büyük zenginliğimizdir. Adaylar yavaş yavaş belli olmaya da başladı. Kısa süre içerisinde bütün adaylar belli olacak. Tabii ki ben Cumhurbaşkanı olarak anayasa gereği, siyaset üstü tavrımı sürdürmek zorundayım. Bu bir anayasa görevi. Şu da bir gerçek ki, ben AK Parti'nin kurucularındanım. Bütün kademelerinde bulundum. Dolayısıyla bu konuları biz kendi aramızda şüphesiz ki değerlendireceğiz. Nasıl Türkiye'nin geleceğiyle ilgili düşüncelerimiz, partiyle ilgili düşüncelerimiz, bunlar kendi içimizde konuşacağımız konulardır. Ama bugünkü cumhurbaşkanlığı görevim olduğu süre içerisinde şüphesiz ki sonuna kadar partiler üstü tavrımı sürdürmek anayasa görevidir benim için" şeklinde konuştu.
"Halk değerlendirecek"
Cumhurbaşkanı olarak yaptığı çalışmalar ve onayladığı yasalara ilişkin soruya da Gül, "Geçmişe bakıldığında bunu mutlaka halk değerlendirecektir. Dolayısıyla o tip değerlendirmeler ileride yapılacaktır. Şu anda hepimizin yapması gereken şey, Türkiye'ye yakışır bir şekilde, Türk demokrasisini daha güçlü ve olgun çıkartacak şekilde cumhurbaşkanlığı seçimlerini düzgün bir şekilde yapmak ve çevremizde bu olağanüstü büyük olaylar devam ederken Türkiye'nin içini sağlamlaştırmak, Türkiye'yi her bakımdan yüceltmek ve Türkiye'nin bu bölgede güvenli bir ada olduğunu göstermek olacaktır. Aynı zamanda çevremizdeki ateşin söndürülmesi için de elimizden gelen tüm gayretleri uluslararası camiayla birlikte yapmaya devam edeceğiz" yanıtını verdi.
"Övünülecek şey üniversitedeki eğitimlerin kalitesi olmalı"
İl ziyaretleri kapsamında Tekirdağ'da Valilik ile Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Gül, daha sonra Namık Kemal Üniversitesi'ne geldi.
Gül, rektörlük binası önünde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya, Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek ve diğer ilgililerce karşılandı. Karşılama sırasında Gül'e çiçek verildi.
Rektörlük makamında basın mensuplarına açıklama yapan Gül, üniversitede bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
YÖK Başkanı Çetinsaya'nın yolda kendisine üniversiteyle ilgili bilgi verdiğini aktaran Gül, "Üniversiteler öğrenci sayısının çokluğuyla övünebilir ama daha çok övünülecek şey üniversitedeki eğitimlerin kalitesi olmalı" dedi.
Gül, bunu her zaman söylediğini, üniversiteden mezun olanların diplomasını gururla taşıyabilmeleri gerektiğini kaydederek, bunun, öğrencinin üniversite tarafından bilgi ve tecrübeyle donatılmasına bağlı olduğunu anlattı.
"Devlet her türlü maddi imkanı tanıyor. Üniversite kurulsun diye şehrin siyasetçileri, ileri gelenleri, iş adamları, eşrafı ne kadar çok uğraşmıştır" ifadesini kullanan Gül, devletin de katkılarıyla kısa sürede bu muazzam binaların yapıldığını belirtti.
Gül, bu binalarda iyi eğitim verilip verilmediğinin önemli olduğunu, bu yüzden öğretim üyelerinin üzerinde büyük sorumluluk bulunduğunu dile getirerek, "Ne gerekirse devlet imkanı sunuyor. Sizden de tek beklentimiz size emanet ettiğimiz çocukları en iyi şekilde yetiştirmek. Mezun olduklarında sadece devlette değil özel sektörde, sadece Türkiye'de değil bütün dünyada iş yapabilir bilgi, birikimi ve özgüveni onlara vermektir. Ümit ediyorum ki Namık Kemal Üniversitesi'nde de bu yönde gidiyordur çalışmalar" diye konuştu.
Buğday satın aldı
Cumhurbaşkanı Gül, il ziyaretleri kapsamında Tekirdağ'da Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Namık Kemal Üniversitesi'ni ziyaret etti. Gül, daha sonra Tekirdağ Ticaret Borsası'nda "2014 Sezonu İlk Ürün Satış Töreni"ne katıldı.
Açık artırma usulü yapılan satışta, Tekirdağ Zafer Mahallesi'nden gelen Golia cinsi buğday örnekleri, Cumhurbaşkanı Gül ile beraberindekilere sunuldu. Açık artırmaya katılan Gül, tonuna 900 lira vererek, 7 ton buğdayı satın aldı. Böylece sezonun ilk ürün satışı gerçekleşmiş oldu.
Gül, daha sonra buğdayın üreticisi Ali Arabacı'ya ilk mahsul ödülü olarak reşat altını hediye etti. Yaptığı kısa konuşmada "Hayırlı olsun" dileğinde bulunan Gül, "Hepiniz emeğinizin, gayretinizin, hepsinin karşılığını inşallah en güzel şekilde alın. Tekrar hayırlı olsun, kendinize, ailenize, bütün alanlar da satanlar da helal bir şekilde kazanç sağlasın" dedi.
"Tarihinde ilk defa bir cumhurbaşkanı buraya geliyor"
Tekirdağ Ticaret Borsası Başkanı Osman Sarı da Cumhurbaşkanı Gül'e hitap ederken, "88 yaşında bir borsadasınız. Tarihinde ilk defa bir cumhurbaşkanı buraya geliyor. Bizi onurlandırdığınız, davetimizi kırmadığınız için sonsuz teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Borsa kotasyonunda ayçiçeği, buğday, arpa, kanola ağırlıklı olmak üzere üzüm ve soğan alım satımı yapılan Tekirdağ Ticaret Borsası'nın, işlem hacmi olarak ilk 10 borsa arasında yer aldığını belirten Sarı, Tekirdağ'da depolama eksikliği hissedildiğini ve borsa olarak lisanslı depoyu hayata geçirmek istediklerini ifade etti.
"Birliği temsil eder"
Tekirdağ Valisi Ali Yerlikaya, Cumhurbaşkanı Gül onuruna Ramada Otel'de akşam yemeği verdi.
Cumhurbaşkanı Gül, gelişmiş, kalkınmış ülkelerin, farklı fikirleri, siyasi görüşleri, mezhepleri ve etnik yapıları bir arada tuttuğunu ancak vatandaşlık söz konusu olduğunda hepsinin birliği temsil ettiğini belirterek, "Bunu, bu ilimizde görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum ve inanıyorum ki bu şekilde devam edecektir" ifadesini kullandı.
Valilik önünde vatandaşlara hitap ettiğini ve "Hepimizin memleketimizin kıymetini bilmemiz lazım" dediğini aktaran Gül, şöyle devam etti:
"Türkiye büyük bir ülke. 80 milyon nüfusumuz var. Trakya'nın kültürü, sosyolojik gerçekleriyle Diyarbakır'ın, Trabzon'un, Kayseri'nin, Sivas'ın, Adana'nınkiler farklı ama bunların hepsi bizim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Tekirdağ'da da yaşayabilir, Van'da da yaşayabilir, Diyarbakır'da da iş kurabilir, Kayseri'de de iş kurabilir. Önemli olan şey, hepimizin ülkemizin değerini bilmemiz; bu kadar çeşitliliği bir zenginlik olarak görmemiz, hiçbir zaman ayrılık olarak değil. Eğer Türkiye, küçük bir ülke olsaydı, mesela Lüksemburg gibi bir devlet olsaydı veya Avrupa'daki birçok başka ülke gibi nüfusu 5 milyon, 10 milyon olsaydı, şehir devleti gibi olsaydı, herkes tek tip olabilirdi, bu çoğulculuk ve çeşitlilik söz konusu olmazdı. Türkiye'nin büyüklüğünden, imparatorluk geçmişinden geliyor bu. Tarihimizi hepimiz biliyoruz. Tabii ki tarih geçmişte kaldı, tarihi tekrar geri getirme gayreti veya uğraşısı içerisinde değiliz ama kendimizi iyi bilebilmemiz için geçmişimizi bilmemiz lazım."
Gül, birçok soydaş ve akrabanın Türkiye sınırları dışında olduğunu anlatarak, "Bu batıda da var, güneyde ve doğuda da var. İşte şimdi Irak'ta bazı soydaşlarımızı yakından takip ediyoruz, hani gözü arkada derler ya... Bizim gözümüz arkada çünkü oralarda soydaşlarımız var. Vaktiyle Bulgaristan'da olup bitenler varken, yine gözümüz arkadaydı. Bosna'da olup bitenler varken, yine gözümüz arkadaydı. Niçin? Çünkü bu tarihi bir gerçek. Bütün buralardan gelenler var, bütün buralardan getirdiklerimiz var, buralardan gelen kültür var. Sosyolojik gerçekler var. Bütün bunlar işte bugün Türkiye'yi zengin yapıyor. Bütün bunların içerisinde hepimiz birliğimizi, bütünlüğümüzü ve dayanışmamızı gösterdiğimiz anda, o zaman zenginlik ortaya çıkıyor" diye konuştu.
"Türkiye'nin demokrasisinin, hukuk standartlarının daima yükseltilmesi gerekir"
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin istikrar ve ilerleme içerisinde bulunduğunu vurgulayarak, "Geçmişle mukayese ettiğimizde bunu hepimiz elle tutup gözle görüyoruz. Ama yapacak çok şey daha olduğunu görmek gerekiyor. Yaptıklarımızla övünebiliriz ama noksanlarımıza şöyle bir baktığımızda yapılması gereken çok şey olduğunu da unutmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin hala zenginleşmesi gerektiğini, kişi başına düşen milli gelirde 10 bin doların aşılmasının yeterli olmadığını ve mukayese edilecek 20-30 bin dolar geliri olan ülkeler olduğunu dile getiren Gül, bu ülkelere bakıldığında Türkiye'nin gidecek çok yolu olduğunun görüldüğünü kaydetti.
Gül, zamanın boşa harcanmaması gerektiğini, yeri gelince seçimlerin yapıldığını, günü gelince siyasi mukayeselerin yapıldığını ancak Türkiye'nin yoluna istikrarlı şekilde devam etmesi gerektiğini belirterek, bazı şeylerin çok fazla büyütülmemesi gerektiğini vurguladı.
Görevi icabı dünyayı dolaştığını ve misafirler kabul ettiğini aktaran Gül, 10 yıl önce Ankara'ya gelen bir misafir cumhurbaşkanının şehri tanıyamadığını, eski problemleri bilenlerin Türkiye'nin bugünkü itibarıyla övündüklerini, bunu daha da ileriye taşımak gerektiğini bildirdi.
"Tabii ki bunun için birinci şey, Türkiye'nin demokrasisinin, hukuk standartlarının daima yükseltilmesi gerekir" diyen Gül, herkesin aynı kurallara tabi olmasının sanayi ve ekonomiyi de güçlendirdiğini dile getirdi.
Gül, Türkiye'nin çevresinde olumsuzluk ve istikrarsızlıkların ortaya çıktığını, önceleri bu olumsuzlukların ülkenin güneyindeyken şimdi kuzeyinde de peydah olduğuna dikkati çekerek, Kırım'da da gözlerinin arkada olduğunu, oradaki "Tatar, Müslüman Türk soydaşlara neler oluyor?" diye yakından takip ettiklerini söyledi.
"Şehrinizin de kıymetini bilin"
Suriye'de, Irak'ta olanları, televizyonlarda yakılan, yıkılan şehirleri gördüklerinde üzüldüklerini vurgulayan Gül, buradaki çoğu insanın Türkiye'dekilerle akrabalık bağı olduğunu, nüfusun hepsinin Müslüman olmasına rağmen birden bire adeta mezhep savaşı çıktığına işaret etti.
Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
"Bunlar Orta Çağ'da Avrupa'da yaşanan şeyler. Müslümanlara hiç yakışmıyor. Dinimiz 'Haksız yere bir kişiyi öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibi' diyor ve yasaklıyor. Ama bakıyorsunuz maalesef çok büyük kanlar akıyor. Bunların hepsinin muhakkak ki durması, bunlardan ders almak ve memleketin, birbirimizin kıymetini bilmemiz gerekir. Şunu unutmayalım ki Türkiye'nin istikrar adası olarak devam etmesi, aynı zamanda bütün çevremize örnek olmak anlamına gelecektir. İnanıyorum ki bunları en iyi şekilde el birliğiyle yapmaya devam edeceğiz. Tabii ki şehrinizin de kıymetini bilin açıkçası. Buralar her bakımdan güzel, bereketli yerler. Bir tarafta Karadeniz bir tarafta Marmara Denizi. Topraklarınızın bereketi malum. Herkes burada çiftçilik, hayvancılık yapmak ister. Güçlü bir sanayi var. Turizm yine burada çok değerli."
Muhabir: Uğur Aslanhan-Andaç Hongur
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


