ANKARA
Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, artan terör saldırıları nedeniyle düzenlenen tepki mitinglerinde vatandaşların sağduyulu olması gerektiğini belirterek, "Ne kadar öfkeli olursak olalım, memleket sevdamız bizi kontrolsüz davranışlardan uzak tutmalıdır. Bölücü terörün ekmeğine yağ sürmeyelim" dedi.
Topçu, AA muhabirine Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde artar terör saldırıları ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemlerde yaşanan olaylar nedeniyle tüm milletin canının yandığını belirten Topçu, toplumda doğal olarak biriken bir öfke olduğunu bildirdi.
Bunun öfkenin demokratik tepkilerle gösterilmesinin son derece normal olduğuna değinen Topçu, "Fakat toplumdaki bu enerjiyi kendi siyasi çıkarları için kullanan veya buradan kaos ortamı oluşturmaya çalışan provokatör eylem ve söylemlere karşı çok dikkat edilmelidir. Sandıktan çıkamayanlar sokaktan medet umar oldular. Bizi etraf coğrafyamızdan ayıran en önemli değerlerimiz demokrasi ve kamu düzenidir. Bu değerler her türlü hesabın üstünde olmalıdır" diye konuştu.
Topçu, sokak olaylarının basit kıvılcımlara bağlı olduğu uyarısında bulunarak, "Ne kadar öfkeli olursak olalım memleket sevdamız bizi kontrolsüz davranışlardan uzak tutmalıdır. Bölücü terörün ekmeğine yağ sürmeyelim. Hakiki milliyetçilik bu millete hizmet etmektir, oyuna gelmemektir. Milletin huzur ve güvenliğini riske edecek davranış ve tutumlara itibar edilmemelidir. Yıllardır toplumu Kürt ve Türk diye ayırıp iç savaş senaryoları yazıldı. Bu senaryoda gönüllü oyunculuk yapan bölücü terör örgütüdür" değerlendirmesinde bulundu.
"Çok şükür milletimizin mayası sağlam"
Terör örgütü PKK'nın Kürtlerden daha fazla küresel güçlerin çıkarına çalışan bir taşeron olduğunu vurgulayan Topçu, şöyle devam etti:
"Bu işler ne Kürt'ün ne de Türk'ün faydasınadır. Irak, Suriye, Libya örnekleri ortada. Hedef Türkiye. Türk ve İslam dünyasının kalbine hançer sokmaya çalışıyorlar. Çok şükür milletimizin mayası sağlam. Bu oyunlara gelinmeyecek kadar güçlü bir ortak kültür ve büyük bir medeniyetin çocuklarıyız. Biz bize benzeriz ve yok birbirimizden farkımız. Türkiye İran olmaz, Cezayir olmaz, Irak olmaz, Suriye olmaz. Sosyolojik hakikatimiz buna izin vermez. Dolayısıyla provokatif eylem ve söylemlere karşı sağduyulu ve sabırlı davranmamız lazım. Kararlarımızı hissi değil akli melekelerimizle almamız gereken bir dönemden geçiyoruz."
Bakan Topçu, büyük millet olmanın büyük ve geniş düşünmekten geçtiğine işaret ederek, 1980 öncesinin gençlik hareketlerinden gelen bir kişi olarak böyle zamanların bir kısım kirli odaklar için fırsat olduğunu söyledi.
Halkı sağduyulu olmaya davet eden Topçu, "O yüzden aman dikkat, lütfen sağduyu diyorum. Gemi batarsa hepimiz yok oluruz. Oyun büyüktür. Gizli açık düşmanlar bir safta toplanmış, umudu Kürt-Türk kavgasına bağlamışlar. Kolun kırılıp yen içinde kalacağı günlerdeyiz ama dik durup düz yürüyüp doğru söylemeye de devam edeceğiz tabi. Vatandaş olarak sorumluluk duygumuzu da en üst seviyede yaşayacağımız bir dönemdeyiz" dedi.
"Bölücü terör de HDP de rolünü oynuyor"
HDP Genel Merkezine yönelik saldırı konusunda değinen Topçu, HDP'nin, terör örgütünün uzantısı olmakla artık övünür bir hal aldığını bildirdi.
Bakan Topçu, şu ifadelere yer verdi:
"Tehditkar söylemleri, provokatif çıkışları, tek yanlı tutumları ve agresif diliyle HDP, demokratik hayatımıza adeta bir karabasan gibi çöktü. Kendilerini hedef yapmak için azami gayret içindeler. Herkes rolünü oynuyor. Bölücü terör de HDP de rolünü oynuyor. Bunlar bizi öfkelendirse de onların oyununa gelmeden, başka yöntemlerle meseleye çözüm bulmamız gerekiyor. HDP'ye fiili saldırılar ona oy verenleri kemikleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Bunu bildiği için HDP adeta provokasyon oluşturuyor. HDP'ye karşı bence yapılması gereken yok hükmünde davranmaktır. Aktif rol alacakları kanalları kapatmak ve meseleye demokrasi içinde çözüm bulmak gerekir."
"Onu yok sayanlar, memleketin yarısından fazlasını yok sayıyor demektir"
Bazı kesimlerin terör örgütünün son zamanlarda artan saldırılarına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet temsilcilerinin açıklamalarını gerekçe olarak göstermesine ilişkin soruya Topçu, Türkiye'nin özellikle son 200 yıllık tarihinde yerli ve milli düşünen siyasi aktörlerin birileri tarafından hep hedef tahtasına konulduğunu dile getirdi.
"Meşruiyetini bizzat halktan almıştır"
Osmanlı Padişahlarından Abdülhamit'e yapılanların düşünülmesi gerektiğini belirten Topçu, meselelerin bir kişiye bağlamanın art niyetli bir tutum olduğuna dikkati çekti.
Topçu, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin seçilmiş ilk cumhurbaşkanıdır. Meşruiyetini bizzat halktan almıştır. Onu yok etmeye çalışanların memleketin yüzde 52'si ile problemi var demektir. Onu yok sayanlar memleketin yarısından fazlasını yok sayıyor demektir. Bu da normal bir ruh halinin düşüneceği, yapacağı iş değildir. Terör olaylarının artması devletin teröre karşı konsept değişikliğine gitmesinin geçici bir tepkisidir. Devlet ve siyaset kurumu bu kararlılıkla devam ederse terör olayları kısa zaman sonra azalacak ve bölücü terör gittikçe marjinalleşip yok olacaktır. Kontrolsüz ve canice saldırılar bölücü terör örgütünün kendi idam fermanını kendisinin yazmasıdır" ifadesini kullandı.
Bakan Topçu, devletin sabır, akıl, kararlılık ve irade demek olduğunu vurgulayarak, "Dolayısıyla bu iş ya bitecek ya bitecek. Buradan geri dönüş olamaz. Mücadele büyük olduğu için bedeli de ağır oluyor ama güzel günler pek yakındır" dedi.
Seçim güvenliğinin sağlanması
Topçu, 1 Kasım'da yapılacak milletvekili seçiminde seçim güvenliğinin sağlanamayacağı yönündeki iddialar hakkında ise dünyanın her ülkesinde seçimlerle ilgili çeşitli tedbirler alındığını anlattı.
Seçmenin iradesinin serbestçe yansıyacağı bir ortam oluşturmanın demokratik devletin birincil görevi olduğuna dikkat çeken Topçu, "Dolayısıyla bazı seçim bölgelerinde sandığın güvenli merkezlerde toplanması doğru bir yöntem olacaktır. Çeşitli ülkelerden bağımsız gözlemciler eşliğinde böyle bir yöntemin uygulanması seçmen iradesinin sandığa doğru ve gerçekçi yansımasını sağlar diye düşünüyorum. Öte yandan, seçimleri yaptırmama gayreti içinde olanlar ise peşinen yenilgiyi kabul edenlerdir. Kaosa hizmet edenlerdir. Fakat böyle bir durumun yaşanmayacağını ve seçimlerin oldukça demokratik bir ortamda gerçekleşeceğini düşünüyorum. Devletimizin gücü buna yeter. Kimse boşu boşuna fitne üretmesin" diye konuştu.
"Türkeş soy ismi MHP açısından artık mazide kalmıştır"
Topçu, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in, babasının kurduğu MHP'den, "tıpkı babası gibi devlet ve millet çıkarı hassasiyetiyle hareket ettiği için ihraç edilmesinin demokrasi adına üzüntü verici bir hadise olduğunu" söyledi.
Bu kararın normal bir ruh halini yansıtmadığını, öfke ve ön yargıdan kaynaklı "komitecilik psikolojisinin dışavurumu"nun yaşandığını belirten Topçu, şunları kaydetti:
"Türkeş soy ismi MHP açısından artık mazide kalmıştır. Tuğrul Türkeş'in MHP'de vazgeçilemez bir sembolik değeri ve gücü vardır. 'Devletim hükümetsiz kalmasın, önce ülkem ve milletim' dediği için partisinden uzaklaştırılmıştır. Ben de şahsen 8 Haziran günü AK Parti ve MHP koalisyonunun memleket için çok faydalı olacağını söylemiştim. Yaşadığımız süreç çok hassastır. Böyle bir hükümet kurulabilmiş olsaydı, bölücü terörün başta psikolojik olarak kellesi koparılmış olurdu. Ama olmadı. MHP'nin yapması gerekeni, Tuğrul Bey tek başına yaptı. Ona bugün haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Mazisiyle, misyonuyla ve mensuplarıyla MHP'nin ekseri çoğunluğu, 'devlet-i ebed müddet' anlayışındadır. Dolayısıyla pek dillendirilmese de ekseriyetin iç dünyasında Tuğrul Bey'i haklı gördüğünü düşünüyorum. Taban cevabını sandıkta gösterecektir. Ben şahsen bu olaya üzüldüm."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
