07 Mart 2018•Güncelleme: 07 Mart 2018
ANKARA
Eski TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in, "2013'te bir iş adamına ilişkin dosyanın, ne karar verilmesi gerektiği konusunda Pensilvanya'ya gönderildiği" yönündeki açıklaması üzerine "Yargıtay imamı" olduğu iddiasıyla soruşturulan kişinin, eski Yargıtay üyesi Muharrem Karayol olduğu ortaya çıktı.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden sonra meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi.
İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmada, eski Yargıtay üyesi Muharrem Karayol savunma yaptı. Duruşmaya, sanık Karayol, yakınları ve avukatı Hüseyin Aygün katıldı.
İddianamede, Karayol'un, örgüt talimatıyla Yargıtay üyesi seçildiği, FETÖ'nün yargı yapılanmasında üst düzey yönetici konumunda bulunduğu, ByLock kullandığı, eğitim biriminden ve Yargıtayın ceza dairelerinden sorumlu olduğu, böylelikle FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, amaçları ve stratejisi doğrultusunda sıkı bir disiplinle hareket ettiği belirtilerek, "terör örgütü yöneticiliği" suçundan cezalandırılması istendi.
Savunma için söz verilen Karayol, hakkındaki iddiaları reddederek usule ilişkin itirazlarını dile getirdi.
Karayol, hakkında soruşturma yürütülürken, Anayasa ve kanunların yüksek yargı üyelerine tanıdığı teminatların görmezden gelindiğini, hakkında suçüstü hükümlerinin uygulanamayacağını savundu.
"Hakkında suçüstü hali varmış gibi kanunun arkasından dolanılarak soruşturma açıldığını", iddialarla ilgili kesin bir delil bulunmadan kamuoyunda "hain" ilan edildiğini öne süren Karayol, tutukluluğa sevk edildiğinde dosyada hakkında tek bir delil bile bulunmadığını iddia etti.
Aleyhinde ifade veren tanıkların beyanlarını da kabul etmeyen Karayol, örgütün sorumlusu olduğu yönündeki ifadelerin somut tespitlerden uzak olduğunu ileri sürdü.
Karayol, "İtirafçı beyanlarının gerçeği yansıtmadığı kendi içinde ufak bir araştırmayla ortaya çıkabilirdi." dedi.
Usul itirazlarını sürdüren Karayol, mükerrer dava nedeniyle şu anda görülen davanın reddini talep etti.
Yasalara göre, bir kimsenin aynı fiil nedeniyle iki kez yargılanamayacağını dile getiren Karayol, önceden verilen hüküm varsa açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdü.
"İmamın kim olduğu konusunda bahisler oynanıyordu"
Karayol, "Daha önce Yargıtay imamı olduğum iddiasıyla soruşturma geçirdim. Bu konuda muhakkik olarak görevlendirilen bir Ceza Dairesi Başkanı, beni çağırdı ve Yargıtay imamı olmakla suçlandığımı söyledi. Bunu duyunca şok oldum. İddiaya göre iş adamı Mehmet Emin Karamehmet'in dosyasını alıp Pensilvanya'ya gitmişim, örgütün liderine sormuşum, aldığım talimatla karar vermişim. Ben ABD'ye hiç gitmedim, gitmek için vize başvurusunda dahi bulunmadım." dedi.
Bu iddianın basında çok fazla işlendiğini, Yargıtayda da çok konuşulduğunu ancak isminin hiç yazılmadığını belirten Karayol, "Yargıtay imamının kim olduğu konusunda bahisler oynanıyordu. Serviste imamın kim olduğunu konuşurlarken, 'Ben biliyorum' dedim. Espiri olsun diye Yargıtayın cami imamını söyledim." diye konuştu.
Karayol, usulüne uygun şekilde hakkında soruşturma yürütüldüğünü, ikinci aşamaya geçildiğini ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verdiğini söyledi.
Bugün yargılandığı iddianamede isnat edilen eylemlerin o dönemde soruşturulduğunu ileri süren Karayol, "İddialar aynı suçlamalara ilişkindir. Bu isnatlarla hakkımda dava açılamaz." savunmasını yaptı.
Esas hakkındaki savunması için süre isteyen sanık Karayol, ilgili dosyanın Yargıtay Başkanlığından istenmesini, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini talep etti.
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Buna göre, tahliye talebi reddedilen Karayol'a savunmasını yapmak için süre verildi ve duruşma 20 Haziran'a bırakıldı.
Muhabir: Aylin Sırıklı, Ferdi Türkten