ANKARA
ABD Dışişleri Bakanlığı, 2012 İnsan Hakları Raporu'nu yayımladı.
Dışişleri Bakanı John Kerry tarafından açıklanan raporda, yerlerinden olan kişilere, mültecilere, geri dönen mültecilere, sığınmacılara, vatansızlara ve ilgili diğer kişilere yardım sağlanması ve bu kişilerin korunması noktasında Türkiye'nin UNCHR ile ve diğer insan hakları örgütleriyle artan biçimde işbirliği yaptığı belirtildi.
Türk hükümetinin, Suriye'den gelenlere sınırlarını açık tutmayı sürdürdüğü, sığınmacıların insani ihtiyaçlarına güçlü şekilde yanıt verdiği, öncelikle 14 kampın kurulması ve idaresi olmak üzere yardım için bir milyar dolardan fazla harcama yaptığı vurgulandı.
"Adalet" eleştirisi
Raporun Türkiye'yle ilgili bölümünde ise "adalete etkili biçimde erişilmemesi" başlığı altında, devlete yönelik terörizm ve diğer tehditlerle ilgili geniş kapsamlı yasalara değinildi ve bunlarla ilgili davalarda yeterince şeffaf olunmadığı, adalet sisteminin siyasallaştığı değerlendirmesinde bulunuldu.
"Hükümetin ifade özgürlüğüne müdahalesine" ilişkin başlıkta ise ceza kanunu ve terörle mücadele yasasının, basın ve internet özgürlüğünü kısıtlayan maddeleri muhafaza ettiği, çoğu, terörle mücadele yasası çerçevesinde veya yasadışı örgütle bağlantıları olduğu gerekçesiyle suçlanan çok sayıda gazetecinin cezaevinde olduğu iddia edildi.
Aralarında çok sayıda öğrencinin bulunduğu binlerce kişinin, yasal gösteriler sırasında gözaltına alındıkları ve terörle mücadele yasası çerçevesinde suçlandıkları savunulan raporda, ayrıca hükümetin, kadınlar, çocuklar, lezbiyenler, homoseksüeller, biseksüeller ve cinsiyet değiştirenler dahil olmak üzere savunmasız toplulukları tacizden, ayrımcılıktan ve şiddetten etkili biçimde koruyamadığı iddia edildi.
''Arap Baharı''
Raporda ayrıca, 2011'deki Arap Baharı'yla doğan demokratikleşme umutlarının otoriter rejimler nedeniyle yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
Raporda, farklı boyutlarda olmakla beraber Suriye, Yemen, Bahreyn, Irak, Mısır ve Libya'da otoriter rejimler, sivil toplumların ve demokratik kurumların gelişimini sistematik şekilde bastırmakla suçlandı.
Dışişleri Bakanlığı raporunda ayrıca Tunus örneği verilerek bölgedeki bazı cesaret verici demokratik adımlardan memnun olunduğu da ifade edildi.
Türkiye'deki anayasal reform süreci ifade özgürlüğü için de fırsat
ABD Dışişleri Bakanlığı İnsan Hakları Raporu'nun yayınlanmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demokrasi, İnsan Hakları ve Çalışmadan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Vekili Uzra Zeya, raporun Türkiye bölümüyle ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin NATO'nun çok önemli bir müttefiki ve ABD'nin stratejik ortağı olduğuna işaret ederek, insan haklarının da birçok alandaki geniş kapsamlı diyaloğun bir parçasını oluşturduğunu söyledi.
Raporda Türkiye ile ilgili dile getirilen kaygıların bazılarının "ifade özgürlüğü, azınlıkların statüsü, korunmasız nüfuslar ve yargı reformu" olduğunu dile getiren Zeya, "Türkiye'deki anayasal reform sürecinin, azınlıkların, kadın ve çocukların korunmasının geliştirilmesinin yanı sıra ifade özgürlüğünün genişletilmesi için de fırsat sunduğunu düşünüyoruz" dedi.