13 Ağustos 2016•Güncelleme: 13 Ağustos 2016
AFYONKARAHİSAR - CANAN TÜKELAY
Boynuz tarak ustası Derya Yarımtepe (26), AA muhabirine yaptığı açıklamada, unutulmaya yüz tutmuş bu sanatı yaklaşık 3 yıldır yaptığını söyledi.
Belediyenin Taş Medrese'de açtığı geleneksel el sanatları kursları kapsamında öğrendiği boynuz tarak yapımını, şimdi de kursiyerlere öğrettiğini dile getiren Yarımtepe, "Eskiden ninelerimizin, dedelerimizin kullandığı tarakları geleneksel yöntemlerle üreterek, bu sanatın yok olmaması için çalışıyoruz." dedi.
Kullandıkları boynuzların, mezbahalar ve kasaplardan alınıp, belli bir işlemden geçirildikten sonra kendilerine geldiğini anlatan Yarımtepe, şöyle devam etti:
"Boynuzlar 1-1,5 yıl bekletiliyor. Bize kurumuş halde geliyor. Eğer boynuz kuru olmazsa tarak bükülme yapıyor. İçindeki kemik tabaka, kuruduktan sonra çıkıyor. Koç boynuzunda sadece sırt kısmını, manda ve sığırda tamamını kullanıyoruz. Önce boynuzu kesiyoruz. Isıtıp açtıktan sonra presliyoruz. Daha sonra zımparaya tutuyoruz. Tarak yapabilmek için ucunu üçken şekle getiriyoruz. Üzerini çizip, tek tek dişlerini açıyoruz, en son cilasını yapıyoruz."
Çeyiz için alanlar çoğunlukta
Boynuz tarağın değerini bilerek almaya gelenler olduğu gibi, Taş Medrese'yi ziyaretlerinde ürünleri ilginç bulup alan çok sayıda turistin olduğunu aktaran Yarımtepe, "Büyüklerimiz eskiden, evladiyelik olduğu için kızların ve erkeklerin çeyizlerinde mutlaka boynuz tarakların olmasına dikkat edermiş. Bu geleneği bugün de sürdürenler var. Yazın düğün döneminde olduğumuz için birçok ziyaretçi, çeyizleri için tarak almaya geliyor." ifadelerini kullandı.
Taş Medrese Müdürü Ali Örk ise amaçlarının unutulmaya başlayan Anadolu kültürüne ait değerleri yeniden canlandırmak olduğunu bildirdi.