Seyit Aydoğan
29 Aralık 2016•Güncelleme: 29 Aralık 2016
TORONTO
Türkiye’de yaşadığı yıllarda bir çok vakfın kuruluşuna ve hayır işlerine öncülük eden Cami Avcı, yıllar önce geldiği Toronto’da da bazı cami ve mescitlerin yapımında da emek vermiş.
Bugüne kadar birçok hayır hizmetine katkıda bulunmaya çalıştığını anlatan Avcı, "Son bir arzum var. Eğer devlet müsaade ederse, gidip cephede savaşıp şehit olmak istiyorum. 70 yaşındayım ama 30-40 yaşındaki insanların sahip olduğu dinçliğe sahibim. Başka bir arzum yok. Allah'a şükür sıhhatim yerinde. Suriye’de ya da PKK ile olan çatışmalara katılmak istiyorum. Eğer devletimiz müsaade ederse gitmek istiyorum. Tecrübelerim var. Silah kullanmasını iyi bilirim. Yunan alarmında cepheye çıkmıştık o zaman nasib olmadı. İnşallah bu sefer nasib olur diye ümid ediyorum.’’
9 çocuğu 30 torunu var
Çocukları büyüdükten sonra işleri onlara devredip vakıf ve hayır işlerine yöneldiğini ifade eden 9 çocuk ve 30 torun sahibi Cami Avcı, Kazakistan Kul Ahmet Yesevi ve Türkiye’de Ahmet Yesevi vakıfları ile, bazı hayır derneklerinin kuruluşunda görev aldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemden bu yana tanıştıklarını kaydeden Cami Amca, "kendisi, bugüne kadar tüm hayır işlerimizde yardımcı oldu. En son ABD ziyaretinde de görüştük. Buradaki Türk çocuklarının kimliklerini kaybetmelerini önleyecek bir çalışma için de talimat verdi’’ dedi.
Camide hayır köşesi var
Zamanı oldukça Toronto’daki camileri gezdiğini, ihtiyaçları için elinden ne gelirse yapmaya çalıştığını söyleyen Cami Avcı, Aziz Mahmud Hüdai Vakfı Toronto Mevlana Camisi’nin alınmasında da yoğun gayret göstermiş. Gününün büyük bölümünü camide geçiren Avcı, girişe açtığı sergisinde, cemaate bazen hurma, bazen baklava, bazen de meyve suyu ikram ediyor. Dini yayınlar, kalem, misvak ve şeker gibi malzemeleri masa üzerine açan Cami Avcı, köşeye iliştirdiği notla, "masadakiler hediyedir, alın ve dua edin’’ diyor.
Muhabir: Seyit Aydoğan