İSTANBUL
Eski ramazan hatıraları ve özlediği ramazanları AA'ya anlatan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Siirt'te, ramazanda yıldızları seyrederek yatmak, daha sonra sahura kalkıp damda kurulan yer sofrasında sahur yapmak, ertesi gün o kuru sıcakta sabretmeyi, beklemeyi ve ezan sesine kulak vermeyi öğrenmek, daha sonra aileyle birlikte hep beraber o iftar coşkusunu yaşamak çok büyük bir mutluluktu'' ifadelerini kullandı.
İftar ve sahur sofralarında su, ayran ve karpuzun hiç eksik olmadığını belirten Egemen Bağış, ''Çünkü o sıcağa karşı serinletmek için en çok aranan gıdalar onlardır'' dedi.
Çocukluğunda yaşadığı ramazanları şimdi kendi ailesinde yaşatmaya çalıştığını ifade eden Bağış, ''İstanbul ezan, çan ve hazan sesleriyle iç içe geçen bir yer, bu hazzı alabilmek İstanbul'da mümkün'' şeklinde konuştu.
Ramazanın gerçek anlamının aç kalmak değil, başkalarının derdiyle dertlenmek olduğuna dikkati çeken Bakan Egemen Bağış, ''Ramazan paylaşmayı gerektirir. Bizim de ramazanda bir aile geleneğimiz var. Eşimle birlikte 9 yıldır her sene İstanbul Darülaceze'de bir iftar veriyoruz'' şeklinde konuştu.