12 Temmuz 2016•Güncelleme: 12 Temmuz 2016
GAZİANTEP
Suriyeli sığınmacılar, yarım kalan hayallerini kendilerine kucak açan ve vatanları gibi gördükleri Türkiye'de gerçekleştirmeye çalışıyor.
Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler, yaşadıkları onca acıya rağmen kendilerine uzatılan dost eliyle yaşama sımsıkı sarılıyor.
Bazıları kendileri için hazırlanan modern kamplarda barınan sığınmacıların bir bölümü ise sınır bölgelerine yakın kentlerde kiraladıkları evlerde hayatlarına devam ediyor.
Suriyeli sığınmacılar, başta kamu kurumları olmak üzere yardım kuruluşlarından da büyük destek görüyor. Mesleklerini burada devam ettiren sığınmacılar, Türkiye'nin gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor.
"Türkiye'yi özellikle seçtim"
Gaziantep'te yaşayan Alaaddin Hüso, AA muhabirine yaptığı açıklamada, rejimin saldırılarından kaçarak 3 yıl önce ailesiyle Türkiye'ye sığındığını söyledi.
Mesleğinin elektrik ve elektronik mühendisliği olduğunu hatırlatan Hüso, şöyle konuştu:
"Aynı zamanda yazarım ve Türkiye'de bir Arap radyosunda çalışıyorum. Türkiye'yi özellikle seçtim. Müslüman ve kültürel olarak bize çok yakın olduğu için Türkiye'ye geldik. Bizi sınırlar ayırmıştı şimdi yeniden kavuştuk. Vatan özlemimiz tabii ki var. Suriye'yi özlüyoruz ama Türkiye de bizim vatanımız gibi. Örneğin Türkiye'nin milli maçlarında heyecanlanıyoruz. Türkiye adını duyunca bile çocuklarım büyük bir heyecan duyuyor. Özellikle Gaziantep, Halep'e çok benziyor. Gaziantep Kalesi'ne çıktığım zaman kendimi Halep Kalesi'nde gibi hissediyorum. Türkiye ile damak tadımız bile aynı. Çoğu eğitimli arkadaşım Avrupa ülkelerine gitti ancak ben Türkiye'de kaldım ve buradan vazgeçmeyeceğim."
"3 milyon Suriyeli, Türkiye için büyük bir kazanım"
Anadolu Platformu Başkanı Turgay Aldemir de Suriyelilere vatandaşlık verilme isteğinin 100 yıllık yaşanmışlıkları da gündeme getirdiğini ifade etti.
Sivil toplum kuruluşları olarak Türklerle Suriyelilerin uyum sağlaması için ellerinden gelen desteği sağladıklarını ifade eden Aldemir, şöyle konuştu:
"Bizler, onlar için sosyal uyum kitapları çıkartıyoruz. Onlarla beraber gazete çıkarıyoruz. Sanatsal ve sportif aktiviteler yapıyoruz. Okullar açıyoruz. Bunlar artıkça da bir sorun gibi görünen Suriyeliler, Türkiye'ye büyük bir katkı sağlayacak. Mesela Türkiye, Orta Doğu'ya önemli miktarda ihracat yapıyor. Dolayısıyla Arapça bilen 3 milyon insan önümüzdeki günlerde Türkiye için büyük bir fırsat ve kazanımdır. Bunu iyi değerlendirip Suriyelileri küstürmemeye, incitmemeye hem insani hem de sosyal, kültürel açıdan daha hassas bir şekilde ele almalıyız."
Muhabir: Kemal Karagöz-Feride Pelin İnal