
Gelişmiş ülkeler küresel krizden çıkmakta zorlanırken, gelişmekte olan ülkeler, büyüme rakamlarıyla farklı bir tablo ortaya koyuyor.***
İSTANBUL - Sergül Yolcu
Okan Üniversitesi Finansal Riskleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Doç. Dr. Dilek Teker, küresel krizin etkilerinin hız kesmeden devam ettiğini, dış ülkelerin borçluluk oranlarının, likidite sıkışıklıkları ve piyasalara olan güven nedeniyle yatırım harcamalarında daralmaların sürdüğünü, İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi işsizlikle boğuşan ülkelerde yaşanan sıkıntıların da kısa vadede çözülmesinin beklenmemesi gerektiğini ve tüm bu olumsuz gelişmelerin önümüzdeki yıl da süreceğini söyledi.
AB üye ülkeler incelendiğinde, Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi pek çok ülkenin birliğin içinde yer alma kriterlerine uygun görünmediğini ifade eden Teker, ''Bu krizin önemli bir özelliği ekonomik düzeni neredeyse yeniden yazmaya aday olması diyebiliriz'' diye konuştu.
Teker, açıklamasında şunları kaydetti:
''Krizden gelişmiş ülkelerin daha çok etkilendiğini, hatta daha dibe battığını söylemek yanlış olmaz. Buradaki temel sorun, gelişmiş ülkelerin kazançlarından çok harcaması ve bunun uzun vadede şu anki borç krizine neden olmasıdır. Gelişmekte olan ülkeler de (BRIC ülkeleri) kazandıklarını yeniden üretime döndürme çabası içinde oldular. Yani aslında temel sorun verimlilik olarak göze çarpmakta. Gelişmekte olan piyasalarda makro görünüm çok daha olumludur. Kısaca, hız kesmeyen kriz ortamında, gelişmekte olan ülkeler umut vadetmeye devam edecektir.''
AB'nin işi zor
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel de, 2008-2009 yılında yaşanan küresel krizden Türkiye gibi kimi ülkelerin çabuk çıktığını, kimi gelişmiş bazı ülkelerinin de krizden çıkmakta zorlandığını, bu krizin üzerine şimdi AB'deki borç krizinin geldiğini ve bunun çok büyük bir endişe kaynağı olduğunu söyledi.
Bu borcun kontrolden çıktığını, Yunanistan'ın battığını, İtalya'nın aşırı borçlu olduğunu ve Yunanistan'ın iflasının İtalya'ya sıçramasından korkulduğunu dile getiren Gürsel, ''AB kendine göre ekonomisini çökertmeden, durgunluğa sürüklemeden bir yol bulmaya çalışıyor. Bu çok zor, kolay değil. Bugün yapılacak AB zirvesinden bir eylem planının çıkması bekleniyor. Bütün dünyanın gözü Avrupa'da. Herkes Avrupa'yı 'bir an önce cesur kararlar alın' diye sıkıştırıyor. İlk defa Avrupa böyle bir kriz yaşıyor. Durgunluğun önüne geçilemezse, bunun tekrar bir küresel durgunluğa yol açmasından korkuluyor. ABD Başkanı Obama'nın da Çinli yöneticilerin de telaşı bundan. Küresel ekonomi krizden çıkmakta zorlanıyor'' diye konuştu.