
Ekonomi Bakanı Çağlayan, Merkez Bankası'nın açıkladığı eylem planını övdü.***
İSTANBUL
Merkez Bankası'nın, TL'yi güçlendirecek eylem planına, siyasilerden ve iş dünyasından olumlu tepkiler geldi.
Özlemini duyduğumuz yapı
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü Organizasyonu'na katılan Zafer Çağlayan, şu değerlendirmelerde bulundu:
''Merkez Bankası yıllardır özlemini duyduğumuz bir yapıya dönüşmüştür. Proaktif bir davranış benimsiyor. Meselelerin peşinden koşan değil, meselelerin önünden koşan bir yapıya dönüşmüştür. Gerek Türkiye gerek dünya ekonomisini, gelişmeleri anında izleyip buna göre zamanında alınması gereken tedbirleri alıyor. Gönül isterdi ki Merkez Bankası'nın bu anlayışının değişmesi için Başkan'ın değişmesi beklenmeseydi. Keşke geçmiş dönemlerde bir yıl öncesine kadar bunlar alınabilse bugün Türkiye de böylesine yüksek bir dış ticaret açığı yaşamasaydı. Cari açık bu kadar konuşulur hale gelmeseydi. Ama nerede olursa olsun bugün Avrupa'da ciddi sıkıntılar var dünyadaki paranın da hareket ettiği bir yön var. Türkiye'nin, özellikle provoke edilebilecek gerek faiz gerek kur konusundaki provokasyonları ve bunların ekonomiye verebileceği tahribatı önlemek adına, Merkez Bankası'nın açıkladığı eylem planının önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.''
Proaktif bir yaklaşım
Çağlayan, ''Merkez Bankası bir taraftan faizi, bir taraftan finansal istikrarı, bir taraftan da kurları olması gereken seviyede tutabilecek proaktif bir yaklaşıma girmiştir. Yıllardır yapmaya çalıştığım şey bu idi'' dedi.
Bakan Çağlayan, ''Türkiye ekonomisi son derece güçlü, temeller güçlü, mali disiplin güçlü, bütçe disiplini güçlü, bankalarımız son derece güçlü ve Türk özel sektörü olabildiğince güçlü. Türkiye'ye sadece bu yılın ilk 8 ayında gelen toplam doğrudan sermaye miktarı 10,1 milyar dolar. Bu geçen yıl aynı dönemde gelen toplam doğrudan yatırımın iki katıdır. Geçen yılın tamamında Türkiye'ye gelen toplam doğrudan yatırım 9,1 milyar dolar idi. Türkiye'ye gelen 10,1 milyar dolarlık toptan doğrudan yatırımın yüzde 92'si Avrupa'dan gelmektedir. Türkiye Avrupa'nın akciğeridir. Avrupa'nın nefes alacak yeri Türkiye'dir'' diye konuştu.
Eylem planından umutlu
EFG İstanbul Menkul Değerler Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankası Eylem Planı'nda yer alanların kısa vadede bankacılık sektörü üzerinden reel ekonomiye yansıyacağını ifade etti, ''Bankalar buradan kısa vadede 'kredi faizlerini yükselt' mesajı alıyor. Bu, tüketici kredilerine yansıyacak. Bu maliyet artışları ekonomik aktiviteyi yavaşlatacak'' dedi.
Finansbank Başekonomisti İnan Demir, ''Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı önceliği, bir süre daha bankalar arası piyasada faizlerin yüksek seviyelerde oluşmasına neden olacak'' değerlendirmesinde bulundu.
Global Menkul Değerler Strateji Müdürü Gökhan Uskuay, ''Yeni eylem planı, proaktifliğin en yüksek noktasını oluşturuyor'' dedi.
Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, Merkez Bankası'nın içinde bulunulan zor konjonktürde olabildiğince esnek olan politikaları tercih ettiğini söyledi.