ANKARA
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda muhalefetin kendisine yol arkadaşı olarak çeteleri, belli sınıfları ve zümreleri, belli etnik kökenleri seçtiğini belirterek, ''Onlar yol arkadaşı olarak kendilerine milli irade düşmanlarını seçtiler. İşte şimdi de o yol arkadaşlarıyla sürekli tökezleyerek yola devam ediyorlar. Millete 'bidon kafalı, aptal, beyinsiz, göbeğini kaşıyan adam' diyenlerle el ele kol kola aynı yolda yürüyorlar. Millete hakaret etmekle yetinmeyip şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri'ne dil uzatacak kadar ölçüyü kaçıranlarla bunlar yol arkadaşlığı yapıyorlar. Aynı konuşma içinde bir yandan Kuvay-ı Milliye'den bahsedeceksin bir yandan da paşalara dil uzatan yazara, yazarlara sahip çıkacaksın. Esasında buna yol arkadaşlığı denmez buna olsa olsa 'tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş' denir. Bize düşen de nedir? Hayırlı yolculuklar olsun. Bu kafayla nereye gideceksiniz? Biz de merakla bekleyecek, sizi seyretmeye devam edeceğiz.'' diye konuştu.
Belediyecilikte başarılı ol; iktidarı al
Muhalefet partilerinin de işbaşında oldukları belediyeler üzerinden ürettikleri hizmetlerle konuşması gerektiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Buyursunlar onlar da belediyelerinin hizmetleriyle konuşsunlar. Buyursunlar 2009 Mart'ından bugüne kadar Diyarbakır'da, Antalya'da, Mersin'de Van'da diğer yönettikleri belediyelerde neler yaptıklarını neler inşa ettiklerini anlatsınlar. Kale olarak gördükleri on yıllardır idare ettikleri belediyelerde, büyükşehirlerde hangi hizmeti, hangi eseri ürettiklerini buyursunlar anlatsınlar. Daha önce de ifade ettim. Belediyecilik iktidarın bir nevi provasıdır.
Belediyecilikte başarılı ol; iktidarı al. Biz bunu böyle yaşadık. Bu kardeşiniz de bunu yaşamış birisidir. Çünkü belediyecilik Ru be ru'dur, yüzyüzedir. Böyle olduğu için halk, belediyede sizi başarılı gördü mü iktidara taşır. Bunların yönettikleri belediyelere bakın iktidarlarını tahayyül edin. Onun için bunların iktidar olma gibi bir hevesi yok. Çünkü yapamayacaklarını biliyorlar. Onun için de böyle bir dertleri yok. Sadece 'Acaba şu andaki iktidarı biz nasıl engelleriz' dertleri bu. İşte Diyarbakır'a, Mersin'e, Antalya'ya, Hakkari'ye bakın. Bunların millete nasıl baktıklarını görürsünüz. Bugün yönettikleri belediyelerde bunlar vatandaşa tozu toprağı, çukuru hatta sokak ortasından akan lağımı reva görenler, yarın eskaza, farzı muhal iktidara gelseler işte Türkiye'ye, 75 milyona bunu reva görürler.''
Sütün arkasına sığınıp siyaset yapmak vicdansızlık
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarını ve iddialarının ardından ''çark ettiğini'' belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Arkasında bıraktığı enkazdan her zamanki gibi haberi yok. Çünkü tarzı bu. Çamur at arkasından da çark et. İftira at, pişkinliğe vur. Karala, kaç. Bunu siyaset zannediyor. Belki ağır olur, ama söylemek zorundayım: Çocukların eline taş verip askere, polise taş attırmak, çocukların eline molotof tutuşturup dershaneye, yurda, hatta belediye otobüsüne saldırtmak, o çocukların arkasına sığınıp siyaset yapmak nasıl bir vicdansızlıksa, sütün arkasına sığınıp siyaset yapmak da o kadar vicdansızlıktır. Bu kadar ağır söylüyorum. Çünkü biri gidiyor Doğu'da, Güneydoğu'da o masum çocukların arkasına saklanıp siyaset üretiyor. Bunlar da gidiyor, 7 milyon 200 bin öğrenciye ulaştırılan süt üzerinden siyaset yapıyor."
Buraya gelen buradan boş dönmez
''Dün de söyledim, Hakkari'ye gittiğinde orada bir Türk bayrağını mitinginde kullanamayacak kadar bu toplumun değerlerinden uzak bir insansın sen'' diyen Başbakan Erdoğan, şunları belirtti:
''Uzak bir insansın. Çünkü orada özel anlaşmayla o mitingi yaptın. Yoksa oraya gidemezsin sen. Anamuhalefet partisi genel başkanının muhalefet etme tarzı, dili, söylemi bu şekilde olmaz, olmamalı. Gazete kupürünü eline alıp, gazetedeki yandaş yazarı okuyup, delilsiz, belgesiz, mesnetsiz muhalefet yapılmaz. Söylediğin sözün nereye gideceğini bileceksin, göreceksin. Ortaya bir iftira atıp namuslu insanları lekeleyip, çocukların, gençlerin zihnini bulandırıp, pişkince geri çekilmeye hakkın yoktur, bu siyaset değildir.
AK Parti olarak bizim çok işimiz var, çok iş yükümüz var. Biz Türkiye'yi büyütmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin sorunlarını çözmeye çalışıyoruz. Bizim işimiz başımızdan aşkın. CHP Genel Başkanına bir de muhalefet etme dersi veremeyiz. Arzu ederse AK Parti Siyaset Akademisi'nin kapısı ardına kadar açıktır. Kendisine tavsiye ediyorum, buyursun seminerlerimize katılsın, mutlaka istifade eder. Çünkü buraya gelen, buradan boş dönmez.''