EDİRNE
Edirne Roman Kültürünü Araştırma Geliştirme ve Yardımlaşma Derneği (EDROM) Başkanı Erdinç Çekiç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Demokratikleşme Paketi'ne ilişkin, "Ülkemizde bu tür çalışmaların varlığı, kendimize olan öz güvenimizi de artırdı" dedi.
Çekiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Demokratikleşme Paketi'nin Türkiye'ye hayırlı uğurlu olmasını diledi.
Paketin ülke insanının refahı ve huzuru için hazırlandığına inandıklarını belirten Çekiç, çalışmanın verimli olması için dua ve temennide bulunduklarını ifade etti.
Paket içerisinde Romanları ilgilendiren birkaç başlık olduğunu aktaran Çekiç, şöyle konuştu:
"Bu başlıklardan özellikle bir üniversitede enstitü açılması önemlidir. Var olan ekonomik ve sosyal sorunlar araştırılarak iyileştirilmeye yönelik çalışmalar yapılmasının çok olumlu olacağını düşünüyorum. Çünkü bu boyutta akademik bir çalışma yapılmadan, çözüm önerilerinin hepsi 'günü kurtarma' operasyonları olacaktı. Böyle bir girişimi, çok olumlu buluyorum. Umarım bu enstitü, Trakya Üniversitesi'nde kurulur. Biz de bu bölgede yoğun yaşayan roman nüfusu üzerinden ciddi bir veri alabiliriz."
Çekiç, pakette Romanlara yönelik konutlardan da bahsedildiğini anımsatarak, Romanların büyük kesiminin geçim kaynağının hurdacılık, at arabacılığı ve bahçecilik olduğu için evlerin de buna uygun olması gerektiğini ifade etti.
"Ülkemizde bu tür çalışmaların varlığı kendimize olan öz güvenimizi de artırdı" diyen Çekiç, paketin Türkiye'de demokratikleşmeye ve çağdaş medeniyet seviyesine ulaşma çalışmalarına ivme kazandıracağını düşündüğünü vurguladı.
Çekiç, pakette yer alan seçim barajı maddesiyle ilgili de şunları kaydetti:
"Öte yandan, seçim barajı ile ilgili Başbakanımızın ortaya koyduğu üç seçeneğin tartışılabilir olması çok güzel. Ülkemizin menfaatlerinin gerektirdiği şekilde, ülkemiz buna karar verecektir. Ama ben tabii ki demokratik ülkelere yakışan bir seçim sistemi ve barajının, ülkenin her kesiminin temsilinin sağlandığı bir seçim sisteminin, ülkemize çok yakışacağı kanaatindeyim. Bu ülkenin birlik, beraberliği ve birbirini daha iyi anlayabilmesi, bu ülkeyi temsil eden her kesimden bir sesin olması ile daha da netleşecektir. Bu konuda da olumlu adımlar atılacağı kanaatindeyim."
Bizler için ayrı önem taşıyor
Çanakkale Truva Roman Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Nur Korkmaz ise, Başbakan Erdoğan'ın açıklamasıyla uzun bir süreçten bu yana hazırlık aşamasında olduğunu bildikleri Demokratikleşme Paketi'ni öğrendiklerini söyledi.
Önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, daha sonra da Çanakkale Truva Roman Dernekleri Federasyonu olarak Başbakan Erdoğan'a teşekkür ettiklerini ifade eden Korkmaz, şöyle konuştu:
"Roman açılımı olarak da bilinen bu süreç, bugün Sayın Başbakanın vurguladığı maddeler, gerekse değişikliğe uğrayan diğer maddelerle daha da önem kazanmış, yeni çalışmaların önünü açacak niteliğe kavuşmuştur. Pakette yer alan maddeler her birey için eşit öneme sahipken, altı çizilen birkaç madde ise Romanların ve diğer kültürlere sahip olan etnik grupların oldukça önemsediği ve büyük ihtiyaç duyduğu maddelerdir. Romanların ihtiyaç duydukları, kendi kültürlerini koruyacak nitelikteki yaşam düzenini, yani yerinde dönüşümü bizim için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Roman dilinin korunması, geliştirilmesi hatta bunun üzerinde yazılı kaynakların oluşturulması amacıyla enstitü kurulacak olması bizler için ayrı önem taşıyor."
Romanlar Meclis'te
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün, aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir Roman dernek başkanlarının da bulunduğu bazı illerin Roman dernek başkanlarını kabul etti.
İzmir Romanlar Dernek Başkanı Abdullah Cıstır, Manisa'nın Selendi İlçesi ve Bursa'nın İznik İlçesi'nde Romanlara yapılan saldırıları kınadığını söyledi. Romanlara yönelik eylemlerin toplu saldırıya dönüştüğünü iddia eden Cıstır, sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yaklaşık 3 gündür Ankara'da toplantı yaptıklarını belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Romanlardan özür dilemesine ilişkin sözlerinin, kamu kurumlarında yeterince anlaşılamadığını belirten Cıstır, "Romanlara yönelik eylemlerin nefret suçuna dönüştüğünü ve otoritenin, hukukun bizi yalnız bıraktığını görüyoruz" dedi.
Cıstır, Romanlara yönelik eylemleri içeren tespit ve şikayetlerin yer aldığı dosyayı Üstün'e sundu.
Marmara Bölgesi Roman Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Sinan Karaca Öztürk ise Selendi ve İznik'te Romanlara yönelik olaylara karışan kişilerin isimlerinin bilinmesine rağmen yakalanmadıklarını öne sürdü. Bu kişilerin yakalanarak bir an önce cezalandırılması gerektiğini ifade eden Öztürk, "Biz bugüne kadar değil devlete başkaldırmak, kaş dahi kaldırmadık. Ama bizim de devletten beklediğimiz, sadece söylemde değil, eylemde de Romanların yanında olunması" dedi.
Başkan Üstün de Romanların ziyaretlerinin, Başbakan Erdoğan'ın demokratikleşme paketini açıkladığı güne denk gelmesinin anlamlı olduğunu söyledi.
Türkiye'de yaşayan 76 millyonun hepsinin eşit ve aynı haklara sahip olduğunu ifade eden Üstün, Romanlar için bugüne kadar birçok çalışma yapıldığını, Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla Roman çalıştayı düzenlendiğini söyledi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın başkanlığında, Milli Eğitim Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın katıldığı izleme komisyonu kurulduğunu kaydeden Üstün, "Nasıl herkes eşit bir eğitim hakkından istifade ediyorsa, Roman vatandaşlarımız, kardeşlerimiz ve çocukları da aynı şekilde bütün devlet okullarından parasız bir şekilde yararlanmalı. Artık Roman vatandaşlarımız çalışma hayatının nimetlerinden eşit bir biçimde yararlanmalı. Romanların yaşadıkları yerlerin daha iyi olması ve daha iyi şartlarda yaşamaları lazım" dedi.
Üstün, 76 milyon insanın eşit olduğunu belirterek, "İnsanları dininden, inancından dolayı ayıran insanlara en ağır cezalar verileceğini Sayın Başbakan söyledi" şeklinde konuştu. Romanlara yönelik İznik olaylarını yakından takip ettiğini dile getiren Üstün, "Olay münferit bir olaydan çıktı. Ancak olayın sonraki aşamalarında İznik'te yaşayan herkes olaya sağduyu ile yaklaştı. Daha büyük olayların çıkmamasının nedeni oradaki insanların sağduyu ile olaya yaklaşmasıdır" dedi.
Romanların bulundukları yerlerde rahat bir şekilde, toplumun saygın bir ferdi olarak yaşamaları gerektiğine işaret eden Üstün, "Sizlerin hiçbir nefret söylemine maruz kalmadan yaşaması için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.