ZONGULDAK
TBMM Soma'daki Maden Faciasını Araştırma Komisyonu Başkanı Ali Rıza Alaboyun, Soma'daki faciaya ilişkin, "Soma'daki, çok basit tedbirle önlenebilecek kazayken oradaki aşırı derece üretim hırsından, çok basit güvenlik önlemini ihmalden kaynaklanan bir kaza. Tabii bunun sonucunu oradaki bilirkişi ve uzman arkadaşlarımız açıklayacak. İlk bulgular bu yönde" dedi.
Madenci kıyafetleri giyerek başlarındaki baret ve lambaların yanı sıra oksijen maskeleriyle, 1992'de 263 madencinin hayatını kaybettiği Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü kömür ocağında yerin 425 metre altına inen komisyon üyeleri, basının alınmadığı incelemeler kapsamında 2,5 saat kaldıkları ocaktan çıktı.
Komisyon Başkanı Ali Rıza Alaboyun, 13'ü milletvekili ve 7'si uzman 20 kişilik heyet adına gazetecilere yaptığı açıklamada, deniz seviyesinden 425 metre aşağıdaki galeriye indiklerini, kömür üretimine az da olsa katkıda bulunduklarını söyledi.
İşçilerle öğle yemeği yediklerini anlatan Alaboyun, "Onların çalışma şartlarını yerinde gördük. Kömür ocaklarının bölgelere göre farklı özellikleri var. Buranın grizu oranı çok yüksek. Bununla ilgili yer üstündeki izleme odasından gerekli bilgileri aldık. Zonguldak, üretim şartlarının en zor olduğu maden ocaklarına sahip. Böyle şartların olduğu madenlerde güvenlik en üst düzeyde alınmış" diye konuştu.
Alaboyun, madencilerin çiplerle ocağın neresinde olduklarının takip edildiğini anlatarak, şunları kaydetti:
"Gazla ölçülüyor, tedbirler alınıyor, uyarılar yapılıyor. Biz de aşağıdayken böyle uyarı anonsları geldi. Bu, iş sağlığı ve güvenliğinin ileri düzeyde olduğunu gösteriyor. Gerçekten TTK'da birikim, madencilik kültürü var, bunun yaşatılması lazım. İnşallah buralardan edindiğimiz bilgiler neticesinde Türkiye'deki kömür madenciliğine yönelik yeni düzenlemeler, yönetmelikler önerilecek."
Avustralya'daki ocaklarla buradakileri karşılaştırmanın mümkün olmadığını vurgulayan Alaboyun, "Orada ocaklar çok düz, damarlar çok kalın, üretim çok basit. Burada öyle değil. Bizim madencilerin tecrübesi, bilgi ve birimi o yüzden dünyada takdir edilecek düzeydedir" dedi.
Alaboyun, TTK tahlisiye ekiplerinin Soma'daki başarılarını yakından gördüklerini, onların tecrübelerinden de yararlanacaklarını dile getirdi.
Maden Fakültesi mezunu olduğunu, geçmiş yıllarda Karadon bölgesinde de staj yaptığını belirten Alaboyun, siyasete atılıncaya kadar işlerinin madencilik olduğunu anlattı.
Madencilerin çalışma saatleri
Alaboyun, komisyon üyelerinin kömür bölgesindeki milletvekillerinden oluştuğunu, uyum içinde çalıştıklarını ifade ederek, şöyle dedi:
"Raporumuzu yazıp ,Türkiye'nin köklü sorununa çözüm olarak iyi adım atacağımız kanaatindeyim. İşçiler de sorunlarını anlattı. Sayın Başbakanımızın çalışma saatinin 7,5'tan 6'ya indirilmesiyle ilgili teklifi olmuştu. İşçiler, 'toplamda bu saat aynı olsun ama günlük çalışma saatlerimizden vazgeçmeyelim, hafta sonu iki gün tatil yapalım' istiyor. Bize de makul geldi. Bunu önereceğiz."
"Soma'da facia basit tedbirle önlenebilirdi"
TTK Kozlu'da 3 Mart 1992'deki grizu patlamasında 263 madencinin hayatını kaybettiği hatırlatılan Alaboyun, "Soma'daki, çok basit tedbirle önlenebilecek kazayken oradaki aşırı derece üretim hırsından, çok basit güvenlik önlemini ihmalden kaynaklanan bir kaza. Tabii bunun sonucunu oradaki bilirkişi ve uzman arkadaşlarımız açıklayacak. İlk bulgular bu yönde. Buradaki grizu ise farklı" diye konuştu.
Alaboyun, Zonguldak'taki maden ocaklarının doğasında grizu olduğuna dikkati çekerek, şunları vurguladı:
"1 ton kömürde 12-25 metreküpe yakın grizu var. Birdenbire grizu boşalıyor. Dolayısıyla yüzeyden grizuyu drenaj etmek için teklifimiz olacak. Onunla ilgili gruplarla görüşebilirsek, Torba Yasa'ya düzenleme koydurmaya çalışacağız çünkü riskin olduğu yere anında müdahale etmezsek, bu iş sonradan sıkıntılara neden olabilir. Metan drenajını belli orandaki kömürler için zorunlu hale getirmeyi düşünüyoruz. Buraya gelerek aldığımız bilgileri yaşadığımız tecrübeler sonucu elde ettik.
Bilgi aldılar
Alaboyun ve komisyon üyeleri, TTK Merkez Tahlisiye İstasyonu ziyaret ederek İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanı Mesut Öztürk'ten bilgi aldı.
Maden ocaklarında yürütülen kurtarma çalışmalarında kullanılan ekipmanları tanıyan komisyon üyeleri, tahlisiye ekiplerine eğitim verilen 3 katlı suni ocakta madencilerin tatbikatını izledi.
Temsili galerilerde sürünerek ilerleyen madenciler, yangın, patlama ve panik ortamı yaratılan ocakta, kurtarma kabiliyetleri ve kömür ocağında nasıl ilerlediklerini canlandırdı.
Daha sona Alaboyun ve beraberindeki heyet, TTK Alevsızdırmaz Test İstasyonu ve Ar-Ge Laboratuvarı'nda, maden ocaklarında kullanılan antigrizu malzemeler, maske testleri, tutuşmayan kablolar gibi konularda bilgi aldı.
İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı Salonu'nda sendika temsilcileri ve Soma'daki kurtarma çalışmalarına katılan TTK tahlisiye ekibiyle bir araya gelen komisyon üyeleri, Soma'daki kurtarma çalışmalarını madencilerden dinledi.
Soma faciasındaki izlenimlerini anlattılar
Soma'ya giden ekibin sorumlusu Ahmet Sarıalioğlu, kurtarma çalışmaları sırasında en çok maden ocağı önündeki karışıklığın kendilerini zorladığını, ilgisiz herkesin orada toplanmasının sıkıntısını çektiklerini anlattı.
Birhan Akman, olay yerine intikal etmeden önce yer altındaki kurtarma faaliyetlerinde olmaması gereken insanların ocak içinde ve çevresinde koşullandığını belirterek, "Bunlar bizim çalışmalarımızı engellediği gibi güvenliğimizi de tehlikeye atıyor. TTK olarak davet edildiğimizde o göreve haiz olarak karşılanmıyoruz" dedi.
Soma'da gördüğü en büyük tehlikelerden birinin kurtarma faaliyeti adına yer altına girmemesi gereken unsurlara ocakta rastlamaları olduğunu anlatan Akman, bunların kullanılmaması gereken teçhizatlardan faydalandığını savundu.
Akman, bilgi noksanlığından dolayı oradaki kayıpların daha da yüksek olabileceğini kaydetti.
Şendoğan Ak da ilk gün Soma'ya vardıklarında ocağa girdiklerini, kurtarma çalışmalarına hemen başladıklarını dile getirdi. Maden ocaklarından kömürün bünyesindeki metan gazının herhangi bir akımla teması durumunda patladığını hatırlatan Ak, "Soma'da ocağa kamera sokmuşlardı. Biz bunun notunu tuttuk. Cihaz metanla buluşsaydı daha değişik facialara yol açabilirdi" ifadesini kullandı.
Ak, ocağın planını alarak yer altına indiklerinde yoğun karbonmonoksit gazı tespit ettiklerini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Dışardan gelenler, 300 ppm karbonmonoksit gazının içine maskesiz ve solunum cihazsız girme teşebbüsünde bulundular. Biz onlara mani olmaya çalıştık. Buradan ötesinin ölüm olduğunu söylemimize rağmen girenler oldu. Devamında birkaç kişi geri geldi, orada işletme müdürü Akın Çelik ile bazı işçilerin kaldığını söylediler. Cihazlı arkadaşlarla indiğimizde son anlarını yaşıyorlardı. Bunlardan birinin ayağının oynamasıyla solunum maskesini taktım. Daha sonra Akın beyi de bulduk. Ocaktan hızlı şekilde dışarı çıktık. Biz hızlı şekilde arkamızdan gelen gazla yürürken ocakta itfaiyeciye rastladık. Onu da çevirdik."
"TTK ön yargıları kırdı"
Alaboyun, gazetecilere yaptığı açıklamada, TTK'nın sahip olduğu alt yapıyı görmekten gurur duyduklarını belirtti.
Raporlarında TTK'yla ilgili görüşlerini ortaya koyacaklarını anlatan Alaboyun, buradaki madencilik kültürünün yaşatılması gerektiğine işaret etti.
Alaboyun, üretim şartlarındaki zorluğa rağmen TTK'da her türlü altyapının olduğunu vurgulayarak "Türkiye'de kamu kuruluşlarına karşı bir ön yargılı yaklaşım var. TTK bu altyapısı, kültürü, laboratuvarlarıyla bu ön yargıyı çoktan kırmış durumda" dedi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
